en uygun konut kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en uygun konut kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2012 Salı

İş Bankası’ndan Kentsel Dönüşüm Kredisi

İş bankası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sağlanacak olan yıllık konut kredileri için %4, işyeri kredileri için %3 faiz indirimi desteğiyle daha da cazip hale gelecek olan kredi seçenekleri ile hak sahiplerine, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamına giren yapılarının yenilenmesi veya güçlendirilmesi sürecinde uzun vadede ve uygun ödeme seçenekleriyle şekilde finansman imkânı sağlıyor.

İş bankası'ndan Konut/İşyeri Yapım Kredisi ve Konut/İşyeri Güçlendirme Kredisi
İş Bankası, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında evini/işyerini yenilemek veya güçlendirmek isteyen hak sahiplerine uzun vade seçenekleri ve indirimli faiz oranlarıyla uygun krediseçenekleri sunuyor.

Konut yapım ve güçlendirmede 120 aya, işyeri yapım ve güçlendirmede 84 aya varan vadeler ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sağlanacak olan yıllık konut kredileri için %4, işyeri kredileri için %3 faiz indirimi desteğiyle daha da cazip hale gelecek olan kredi seçenekleri; hak sahiplerine, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamına giren yapılarının yenilenmesi veya güçlendirilmesi sürecinde uzun vadede ve uygun ödeme seçenekleriyle şekilde finansman imkânı sağlıyor.

Hak sahiplerinin yanı sıra, müteahhit firmaların da imalat ile uyumlu hak ediş alma imkanı tanınarak düzenli nakit akımından faydalanabilecekleri bu uygulama sayesinde hem imalat sürecinin zamanında ve sorunsuz olarak tamamlanması sağlanıyor hem de müteahhit firmalardan iş bitirme garantisi ve taahhütleri alınıyor.

Bakanlığın sağlayacağı faiz desteğine ek olarak, kredi bedelleri müteahhitlere inşaatın ilerleme seviyesine göre kademeli olarak ödeneceğinden, İs bankası'nda  blokede bekleyen kredi bedelleri nedeniyle oluşacak getiri de, riskli yapı sahiplerine kullandırılacak kredilerin faiz oranlarına ilave bir indirim olarak yansıtılacak.

Bir yandan, Kentsel Dönüşüm Kredilerimizi kullanarak konut/işyerlerini yenileyecek veya güçlendirecek kişilere ait taşınmazların değeri süreç tamamlandığında yükselmiş olurken bir yandan da mevcut durumda tapusu olmayan kişilere ait taşınmazlar da tapulu hale gelmiş olacak.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

21 Ekim 2012 Pazar

TOKİ İndirim Kampanyasının Süresini Uzattı


TOKİ, borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcılarının yoğun talebi üzerine başlattığı kampanyasının süresini uzattı.

TOKİ, borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcılarının yoğun talebi üzerine başlattığı kampanyasının süresini uzattı Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcılarının yoğun talebi üzerine başlattığı kampanyasının süresini uzattı.

20 Eylül - 19 Ekim tarihleri arasında uygulanan 2012 yılının ilk ve son indirim kampanyası 9 Kasım 2012 (dahil) tarihine kadar uzatıldı. Yaklaşık 145 bin kişinin yararlanabileceği kampanyada, borçlarını peşin ödeyeceklere yüzde 20, 3 ay vadeli eşit taksitli ödeyeceklere de yüzde 17 indirim uygulanıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, TOKİ'nin 2012 yılının ilk ve son indirim kampanyası konut ve işyeri alıcılarından yoğun talep gördü. Konut ve işyeri alacılarından gelen yoğun talep üzerine TOKİ, 19 Ekim 2012 tarihinde son bulacak indirim kampanyasının bitim tarihini 9 Kasım 2012'ye kadar uzattı.

TOKİ'den Al Alternatifli İndirim

İdare, hak sahiplerine peşin ve 3 ay vadeli olmak üzere iki ödeme alternatifi sağlıyor. Buna göre, borç bakiyesini peşin olarak kapatanlar yüzde 20, 3 ay vadeli eşit taksitler halinde kapatanlar ise yüzde 17 indirimden yararlanabiliyor. Kampanya kapsamında indirimden faydalanmak isteyenler,konut kredisi de kullanabiliyor. TOKİ'nin indirim kampanyasından, satışları 2010 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti en geç 2010 yılı sonuna kadar başlamış, geri ödemeleri halihazırda devam eden, konut ve işyerleri sahipleri yararlanacak.

Vadesi 12 ay ve daha az kalan projeler kampanya dışında tutuldu. Bu arada Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı Projeleri İndirim Kampanyası'na dahil edilmedi. Kampanyadan yararlanmak isteyen alıcılar için, Eylül 2012 ayı da dahil olmak üzere başvuru tarihi itibarıyla ödemekle yükümlü oldukları taksitlerini yatırmış olmaları gerekiyor. TOKİ, hem kaynak ihtiyacını karşılamak hem de borcunu erken kapatıp tapusunu hemen almak isteyen vatandaşların isteklerine yanıt vermek için her yıl erken ödeme indirim kampanyası düzenliyor. İndirim oranları belirlenirken, enflasyon oranları ile bankaların kredi faiz oranları dikkate alınıyor.

TOKİ, bankalardan faizle kredi almak yerine, borç bakiyelerinde indirim yapıp, borcunu erken tahsil etmeyi tercih edebiliyor. - Ankara

Haberler.com

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

8 Ekim 2012 Pazartesi

ING Bank Konut Kredisi Faiz Oranlarında Sonbahara Özel İndirime Gitti

ING Bank, konut kredisi faiz oranlarında indirime gitti. Ev sahibi olmak isteyenler, sadece 1.000 TL dosya masrafı ile 60 aya varan vadelerde yüzde 0,95, 61-120 ay aralığında ise yüzde 0,98 faiz oranı ile konut kredisi kullanabilecekler.

ING Bank, konut kredisi faiz oranlarında sonbahara özel indirime gitti. Özel avantajlar içeren yeni kampanya ile isteyenler ING Bank’ın sunduğu cazip koşullarla ev sahibi oluyor.

120 Ay Vadeye Kadar Uygun Konut Kredisi İmkanı

“ING Konut Kredisinde Sonbahar Fırsatı” kapsamında müşteriler sadece 1.000 TL dosya masrafı ile 60 aya kadar yüzde 0,95, 61-120 ay aralığında ise yüzde 0,98 kredi faiz oranları avantajlarıyla sunulan konut kredisi imkanından faydalanabiliyor.

ING Bank ayrıca, konut kredisi kullanmak isteyen müşterilerine şeffaf bir yaklaşımla kredi açılışı öncesinde tüm detaylar hakkında ayrıntılı bilgi verirken; müşterinin bütçesine en uygun ödeme planını birlikte belirleyerek, esnek ödemeli konut kredisi alternatifleri de sunuyor.

17 Eylül 2012 Pazartesi

Konut Sektörü Yerinde Sayıyor

Konut sektörünün ikinci çeyrekte binde 4'lük büyümeyle yerinde saymasına neden olarak KDV oranlarındaki belirsizlik ve konut kredi faiz oranlarının yüksekliği söylenebilir.
Dünya Gazetesi'nden Osman Arolat'ın bu haftaki yazında konut sektöründeki sorunlara değindi. Arolat , hareketli dönemde 200 alt sektöre etkisi olan konut sektörünün ikinci çeyrekteki binde 4'lük büyümeyle yerinde saydığını belirterek şu açıklamalarda bulundu:

'Sektör temsilcileri buna maketten satışların durdurulması, KDV oranlarındaki belirsizlik ve konut kredi faizoranlarının yüksekliğinin neden olduğunu belirtiyorlar. Kentsel dönüşüm projelerinden  söz edilirken, konunun çözüm odaklı ele alınmasını öneriyorlar.

Konut sektörü firma yetkilileri sektörlerinin üzerindeki bürokratik baskılar, belirsizlikler ve toplumun büyük kesiminin alım gücüne hitap etmeyen faiz yükü nedeniyle, durgunluk yaşadıklarını, belirsizliklerin ortadan kaldırılıp, faizlerin düşürülüp, yeni enstürümanların piyasaya çıkmasıyla sektörde bir canlılık yaşanabileceğini söylüyorlar. Kentsel dönüşüm projeleri hayata geçerken ya kamu sübvansiyonunun gündeme gelmesi gerektiğini ya da konut sertifikası, imar haklarının menkulleşmesi, imar hakları transferi gibi yeni finansman olanaklarının yaratılması gerektiğini açıklıyorlar.

Bugünkü yapıyı ortaya koyarlarken Türkiye'de yeni yapı ve yenilenme olarak yıllık 600-650 bin konutluk bir arz söz konusu iken, olumsuzluklar ve belirsizlikler nedeniyle 400-450 binlik bir satış  gerçekleşebiliyor.
Konutta en büyük talep orta ve dar gelirli gruplardan geliyor. Ancak, onların uzun vadeli olarak konut alınlarken faiz yükünü kaldırabilmeleri için en az aylık 3 bin 500 lira gelire ihtiyaçları olması gerekiyor. Bu güce sahip olanlar ise bu gelir grubu içersinde sadece yüzde 20'lik bir paya sahip bulunuyor.
Uzmanların saptamalarına göre Türkiye'de 7.5 milyon konutun yenilenmese ve dönüşüm projeleri içersinde yer alması gerekiyor. Ve bunların yüzde 70-75'i orta ve dar gelir grubuna ait. Bugünkü model içersinde onların imkanları yeterli değil o nedenle kentsel dönüşümde ya kamu sübvansiyonuna ya da yeni finansal enstürümanlara ihtiyaç var.
Bugün için inşaat sektör temsilcilerinin sektörü durgunluğa iten ve ikinci çeyrekte binde 4 gibi bir büyüme ile durmasına neden olan yapıdan şikayetleri arasında şu konular yer alıyor:
-KDV oranlarında  yeni düzenleme olacağının, oranların artabileceğinin açıklanması sonrası doğan belirsiz ortam.
-Tüketici Kanununda değişiklikle maketten satışın ortadan kalkması.
-Üretici firmaların mesailerinin yüzde 40-60 oranında harcamak zorunda kaldıkları bürokratik yapı.
-BDDK'nın cari açığın kaynağı içersinde ilan etmesinden sonra, konut kredi faiz oranlarının yüksek kalması ile alt gelir gruplarının kredili alım yapmalarının zorlaşması.
Bütün bu gelişmelerle sektördeki satışların ve büyümenin adeta durması ile önemli bir üretici firmanın battığını belirten sektör temsilcileri, yeni batmalar yaşanmaması için, yeni bazı önlemlerle sektörün canlanmasının sağlanmasını istiyorlar.
Yılın ikinci yarısında bir hareketlenme bekleyen sektör temsilcileri, bunun için beklentilerini de şöyle sıralıyorlar:
-Belirsizlikler ortadan kaldırılmalı. KDV oranının yüzde 1 olarak devam edeceği süre belirtilerek açıklanmalı. Maketten satış için de başlanmış projelere bir süre verilerek izne bağlanmalı.
-Merkez Bankası'nın beklenen faiz indirim kararı ile birlikte, bankaların konut kredi faiz indirimi gündeme gelmeli. Orta ve dar gelirlilerin kullanabileceği bir kredi maliyeti gerekirse kamu desteğiyle sağlanmalı.
-Yabancıların ülkemizde mülk satın bir yıllık oturma iznine sahip olabilmelerine dönük düzenleme hayata  geçirilmeli.
Kentsel dönüşüm projeleri gündeme gelirken, ekonomiye canlılık katan yaklaşık 200 sektöre hareketlilik getiren ve istihdam açısından önem taşıyan konuk sektörü temsilcilerinin dile getirdikleri  dertleri ciddiye alınarak çareler üretilmelidir.

NOT: Hatırlanması gereken bir tarih 12 Eylül 1980
Bundan 32 yıl önce Kenan Evren ve arkadaşları bir askeri darbe ile yönetimi ele aldılar. Kısa bir süre sonra Anayasa’mıza haki bir ceket giydirip, demokratik hakları daralttılar, 10 binlerce insanı fişleyip yargıladılar, binlercesini mahkum ettiler. O günden bu yana siyasiler Anayasa’ya giydirilen haki ceketi zaman zaman çıkarmak isteseler de tam olarak çıkarıp atıp, yerine beyaz insanlarımızı eşit kılan bir Anayasa’yı topluma sunamadılar. 12 Eylül askeri darbesinin 32. Yılını bu buruklukla yaşıyoruz…

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Sarayönü İlçesinde Kentsel Dönüşüm Başladı


16 Temmuz 2012, Kaynak:Saray

Sarayönü'nde kentsel dönüşüm başlıyor. İlçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için hazırlanan projede 20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu.

Rutin faaliyetlerini sürdüren Sarayönü Belediyesi bu hizmetlerin yanı sıra büyük projelerle ilgili çalışmalarını da tüm hızıyla sürdürüyor. Kilitli taş çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Sarayönü Belediye Başkanı Mehmet Güney’in gündeminde önemli projeler bulunuyor.

Geçtiğimiz aylarda ilçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için bir proje hazırladıklarını kaydeden Başkan Güney, “20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu proje tamamlandı. 15-20 gün içerisinde ihaleye çıkıp evlerin satışını yapacağız. İhale talebin fazla olması durumunda Belediye Düğün Salonu’nda, az olması halinde ise Sarayönü Belediyesi Toplantı Salonu’nda yapılacak. Halkımız iş yerlerini ve konutlarını satışlarında konut kredisi veişyeri kredisi kullanabilecekler. Şuanda birkaç bankayla görüşüyoruz. En uygun krediyi veren bankayla anlaşıp vatandaşlarımıza kredi desteği sağlayacağız. Belediye olarak öncelikle halkımızın işyerlerine kavuşmasını ve halkımızın konut sahibi olması için kar amacı gütmeden satacağız. 200 m² alana oturtulacak konutlar 167 m2 net kullanım alanına sahip olacak. Tahminen 100 bin TL gibi bir fiyattan satışa çıkaracağız. Evlerin satışı halkımıza en iyi şekilde duyurulacak. Evlerin satışı herkese açık bir şekilde ihale ile yapılacak” dedi.

Arkası Gelecek

Sarayönülülere doğumdan ölüme kadar hizmet etme anlayışı içerisinde hareket ederek çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Güney, “Bu düşünce ile halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile her zaman halkımızın iyiye ve güzele sahip olabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bir başlangıç olacaktır. Bundan sonrası içinde ilçe merkezimizde konut ve işyeri projelerimize devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakım evi Hızla Yükseliyor

Belediye’nin Sarayönü’nün hemen hemen her mahallesinde bir çalışması olduğuna değinen Güney, “Ramazan ayına girmeden önce mesafe almak için işi sıkı tutuyoruz. İlçemizin ihtiyacı olan hamam, yaşlı bakım evi merkezi, tuvalet inşaatımızda hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu kompleksi Allah nasip ederse Eylül veya Ekim ayı içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız” dedi.

Alt Geçit için Kazma Vurulacak

Sarayönü’nün bir başka kanayan yarası olan tren yolu hattı ile ilgili geliştirilen çözümün en kısa sürede hayata geçirileceğini kaydeden Güney, “İlçe merkezi ve belediye sınırlarını ikiye bölen tren yolu hattında ki sıkıntıyı gidermek için yaya alt geçidinin ihalesini yaptık. Bunu da 90 gün içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde müteahhit firma tarafından inşaata başlanacak” diye konuştu.

Açılışı Halkımla Yapacağız

İlçe merkezinde kilitli taş döşeme ve kaldırım yapımının hızla devam ettiğini ifade eden Güney, “Yukarı, Fatih, Hatıp ve Batı İstasyon Mahallesi’nde çalışmalarımız devam etmektedir. Aynı zaman da İnli Mahallesi, Selimiye Mahallesi ve Yukarı Mahalle üçgeninde bulunan ve mülkiyeti hazineye ait olan arsayı 3 mahallenin en iyi şekilde kullanabileceği bir park haline getireceğiz. 20 yıldır virane şekilde bulunan 1357 m²’lik arsaya aynı zamanda dershane okuma salonu adı altında bina yaparak halkımıza yeni bir sosyal ortam kazandıracağız. Bunların yanı sıra Evcekaya mevkiine yapılacak gençlik, spor ve tarım aletleri müzesinin temelini birkaç gün içinde atacağız. Bu projede MEVKA, Sarayönü Kaymakamlığı ve Sarayönü Belediyesi olarak ortak şekilde hareket edeceğiz. Burada hem gençlerimiz spor yapacak, hem de geçmişte kullanılan tarım aletlerini halkımıza sergilemiş olacağız” dedi.

Güney, yatırımların tamamlanmasının ardından bu tesislerin açılışının halkın katılımı ile yapılacağını belirtti.

29 Nisan 2010 Perşembe

mortgage krizinin nedenleri ev kredileri krizi

MORTGAGE KREDİLERİNİN YAPISININ BOZULMASI, FAİZ YAPISININ UYUMSUZLAŞMASI, KONUT FİYATLARINDAKİ BALON ARTIŞLAR-BDDK RAPORU

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), ABD mortgage krizinin nedenleri arasında ''mortgage kredilerinin yapısının bozulması, faiz yapısının uyumsuzlaşması, konut fiyatlarındaki balon artışlar'' bulunduğunu bildirdi.

BDDK'ya göre, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi, kredi derecelendirme sürecindeki sorunlar da krizin diğer nedenleri.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

BDDK'nın ''ABD Mortgage Krizi'' analizine göre, 2007-2008 küresel finansal dalgalanmanın kaynağı olan ABD Mortgage krizi, piyasa yapısı ve denetim eksiklikleri ile izlenen politikalar sonucu ortaya çıkan sorunlarla, tahmin edilemeyen olumsuzluklara neden oldu.

Mortgage piyasasında süreç incelendiğinde, ipoteğe dayalı kredi sözleşmelerinin hazırlanması aşamasında yaşanan sorunlar, sistemin işleyişinde aksaklıklara neden olurken, ABD mortgage piyasasında özellikle subprime (yüksek riskli) ve değişken faiz oranlı mortgage kredilerinin nakit akışlarının bozulması, bu piyasayla ilişkili menkul kıymet piyasalarını da etkiledi.

Subprime krediler özü gereği riskli krediler grubunda yer almasına rağmen, bu riskler yokmuş gibi, bu tür kredilerin kullanılmasıyla sistem sorun çıkarmaya başladı. Riski yüksek kişilere daha yüksek faiz oranları ile mortgage kredisi kullandırılması ve faiz oranlarının yükselmesi ile faiz yükü arttı, faiz ve anapara ödemelerinde aksaklıklar baş gösterdi.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

Subprime mortgage kredileriyle başlayan kredi krizinin büyüyerek, diğer kredi türlerini de etkisi altına alması, mortgage piyasasının tamamının etkilenmesine neden oldu.

Konut fiyatlarındaki balon artışlar da piyasada asimetrik bilgiye neden olarak, kredi kullanıcılarının yanlış yönlendirilmesine yol açtı ve konut satın almanın bir yatırım aracı olarak algılanmasına neden oldu.

-MORTGAGE KRİZİNDEKİ İLGİLİ TARAFLAR-

Mortgage piyasasının temelini oluşturan mortgage kredilerini ihraç eden kuruluşlar açısından ortaya çıkan temel sorun, bu kurumlarca düşük kredi standartlarının belirlenmesi oldu.

Menkul kıymet ihraç edenler açısından konuya bakıldığında da kredi piyasasında bir daralma yaşanmaması amacıyla gerekli denetim ve düzenlemelerin yapılmaması ve piyasanın kendiliğinden dengeye gelmesi yönündeki beklenti mortgage krizine yol açtı.

Mortgage ipoteklerine dayalı menkul kıymetleştirme sürecinin işleyişine bakıldığında ise denetim eksikliği nedeniyle konut kredilerinin kullanım amacı konut edinme yerine, konut spekülatörlüğüne dönüştü ve sistem aksamaya başladı.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

Global menkul kıymetler piyasasına bakıldığında ise aktiflerine menkul kıymetleştirilmiş ürünleri alan şirketlerin, piyasada sorunlar oluşmaya başladığında bu aktifleri finansman bonosu gibi kısa vadeli kaynaklarla finanse etmeye çalışmaları da kısa sürede yüksek meblağlarda zarar açıklamalarına neden oldu.

Kredi derecelendirme kuruluşları açısından ise menkul kıymetleştirme havuzunu oluşturan ürünler yerine, bu ürünleri ihraç eden kurumların derecelendirilmesi risklerin saklı kalmasına, ihraç edilen menkul kıymetin gerçek risklilik düzeyinin ortaya konulmamasına yol açtı.

Menkul kıymetlerin sorunsuz krediler gibi derecelendirilmesi yatırımcı iştahlarını artırdı ve risklerin yayılmasına neden oldu. Bireysel yatırımcıdan serbest fonlara kadar birçok yatırımcı aktifine mortgage kredilerine dayalı finansal araçları dahil etti.

Bankalar, monoline (finansal garanti veren) sigorta şirketleri, devlet destekli kuruluşlar ve serbest fonların da aralarında bulunduğu kurum ve kuruluşların kaldıraç etkisi yüksek olan riskleri üstlenmeleri sonucunda yatırımcılar, piyasayı sorgulamadan ve kredi dereceleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan kredi derecelerine güvenerek yatırımlarını gerçekleştirdi.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

-SORUNLU KREDİ YAPISI-

Mortgage piyasalarının sorunlu kredi yapısını da subprime mortgage kredileri ile değişken faiz oranlı mortgage kredileri oluşturdu.

ABD finans piyasalarında son yıllarda kredilerin esnek şartlarda verilmesi, mortgage krizini tetikleyen unsurlardan biri oldu. Hem düzenleyicilerin, hem de risk yöneticilerinin bu uygulamaları görmezlikten gelmeleri sistem içinde sorunların domino etkisi yaratmasına neden oldu.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

ABD mortgage krizi kaynaklı finansal dalgalanmanın temelinde yatan nedenlerden biri, kamuoyuna yapılan hatalı ya da eksik açıklamaların yatırımcılar tarafından veri kabul edilerek, varlığın daha menkul kıymetleştirme sürecinde iken bu hatayı giderecek daha sağlıklı yeni bir değerlemenin yapılmaması oldu.

-KRİZ LİKİDİTE KRİZİNE DÖNÜŞTÜ-

Analize göre, kriz her ne kadar başlangıcında bir mortgage krizi olarak ortaya çıksa da takip eden süreçte bir likidite krizine dönüştü.

ABD'de 2007 yılında, finans ve sigorta, gayrimenkul, inşaat ve madencilik sektörü başta olmak üzere toplam 4 sektörün büyüme hızının yavaşlamasıyla genel ekonominin büyüme hızı da yavaşladı. Ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olan reel sektör, mortgage krizinden olumsuz etkilendi.Daha fazla bilgi almak istiyorum.

Otorite açısından bir politika aracı olarak görülen faiz oranlarındaki değişim kredi piyasasında daraltıcı etki yaptı, kredi piyasasında 2006 yılında yüzde 13,2 oranında artış sağlanırken, 2007 yılında bu oranın yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Analizde, ''bu durum, Bush yönetiminin kredi piyasasını canlı tutarak ekonomik gelişmeye katma değer sağlama amacına uymamaktadır'' denildi.

2007 sonu itibarıyla ABD cari açık rakamının tarihinde en yüksek seviyeye ulaşarak, 811,5 milyar dolar olarak gerçekleştiği belirtilen çalışmada, ''GSMH'nın yüzde 5,9'u olan cari açık değeri Amerika gibi büyük bir ekonomi için bile oldukça yüksektir. IMF kriterlerine göre yüzde 4'ün üzerindeki oranlar riskli olarak tanımlanmaktadır'' denildi.

-MORTGAGE BORÇLARININ ARTMASI-

Analize göre, ABD hükümetinin tüketimi destekleyen politikaları ile aşırı tüketim eğilimi gösteren tüketicileri, kullanımı karşılığında ipotek gerektirmeyen kredi kartı borç ödemelerini geciktirmeye yöneltti. Daha fazla bilgi almak istiyorum.

Vergi sonrası gelirlerin ödenmemiş mortgage borçlarına oranı 1980 yılından itibaren giderek arttı, %45 olan bu oran 2004 yılına gelindiğinde %90'ına ulaştı. Mortgage borçlarına artıran nedenler arasında konut sahipliğinin artması (aynı konut için kira ödemesi yerine mortgage kredi ödemesinin yapılması), faiz oranlarının düşmesi, vergi kanunlarının değişmesi ve konut değerinin artması yer aldı.

Yatırımcıların risk almadan kazanç elde etme isteği maliyeti düşük, kolay kredi imkanlarına bağlı olarak tüketicilerin aşırı borçlanmasına ve kontrolsüz kredi genişlemesine neden olarak sistemin kırılganlığını artırdı. ABD'de subprime borçlularının ödeme güçlüğüne düşmesi ile tetiklenen kriz, bu kırılganlıklarla birlikte büyüdü. Kredi piyasasında ortaya çıkan kriz mortgage kredileri üzerinde odaklansa da kredi kartı geri ödemeleri belirgin bir sorun olarak sistemde yer aldı.

ABD mortgage piyasasında 2000-2008 döneminde faaliyet gösteren kurumlar itibarıyla toplam mortgage kredilerinin %35'i finans kurumları, %5'i federal kuruluşlar, %50'si ipotekli konut kredileri fonu tarafından, %10'u bireysel ve diğer yollardan karşılandı.

-VARLIKLARDAN SİLİNEN KREDİLERDE EN BÜYÜK PAY MORTGAGE KREDİLERİ-

Bankacılık sektöründe varlıklardan silinen kredilerin gelişimine bakıldığında, bir önceki yıla göre artışın yüzde 122 oranı ile en çok 2008 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştiği kaydedilen analizde, ''bu artışın içinde yüzde 531 ile en büyük paya mortgage kredileri sahiptir. 2007 yılında 38 milyar 122 milyon dolar olan net silinen aktif değeri 2008 yılının ilk çeyreğinde 15 milyar 722 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Mortgage kredileri nedeniyle yapılan net silinen aktif değeri 2007 yılında 8 milyar 4 milyon dolar ve 2008 yılının ilk çeyreğinde 5 milyar 985 milyon dolar'' denildi.

-KRİZİN NEDENLERİ-

Analizde, krizin nedenleri şu başlıklarla özetlendi:
''Mortgage kredilerinin yapısının bozulması, faiz yapısının uyumsuzlaşması, konut fiyatlarındaki balon artışlar, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi, kredi derecelendirme sürecindeki sorunlar.''

Analize göre, faizlerin düşük olduğu dönemlerde artan risk iştahıyla kişilerin kredi geçmişlerine bakılmadan verilen subprime mortgage kredilerinde, faizlerin yükselmesiyle birlikte temerrütler ve icra yoluyla satışların artmaya başladı, bu durum karmaşık türev araçlarla finansal sisteme yayılarak dalgalanmaya neden oldu.

-SİSTEMİN TEMELİ SORUNLU-

Analize göre, derecelendirme yapısına bakıldığında, subprime mortgage kredilerine dayalı tahvillerin %96'sına A grubu derece verilerek en başta, sistemin temeli sorunlu olarak kuruldu.

ABD mortgage pisasasında mortgage kredilerine ilişkin dolandırıcılıkların son yıllarda artış gösterdiği, ancak mortgage dolandırıcılıklarının tespitine ilişkin belli bir çözüm yolu bulunamadığı belirtilen Analize göre, 2003 yılında 6936 olan şüpheli işlem sayısı, 2006 yılında 35 bin 617'ye, 2007'de 46 bin 717'ye yükseldi. Tespit edilen şüpheli işlemlerin sadece %7'sinin neden olduğu zarar ortaya konabildi, bu ise 813 milyon dolar olarak gerçekleşti.

-SPEKÜLATÖRLERİN ETKİSİ-

Spekülatörlerin konut fiyatlarına etkisine değinilen analize göre, örneğin hileli işleme konu olan konut 20.000 dolara satın alındı, değerlemesi hileli şekilde 80 bin dolara yapıldı, yapılan değerleme sonrasında sahte satış işlemiyle konut bedelinin %80'i olan 64.000 dolar kredi kullanıldı ve spekülatör 44 bin dolar kar etti. Bu konutlar, genellikle icra yoluyla satıldı. Banka gerçek değeri 20.000 dolar olan konut için 64.000 dolar kredi kullandırarak 44 bin dolar zarar etti, bu kredi FHA sigortalı ise bu zarar hükümet tarafından karşılandı.

Analize göre, mortgage dolandırıcılık göstergeleri arasında, ''abartılarak yapılmış, gerçeği yansıtmayan değerlemeler, komisyoncular ve ekspertizler tarafından artırılan komisyon primleri, kredi başvurularında yapılan değişiklikler, sahte kredi dokümantasyonları, refinansman amacıyla alınan krediler ve yatırımcıların garanti edilmiş kısa vadeli yeniden satın alma yatırımları'' yer alıyor.Daha fazla bilgi almak istiyorum.