konut kredileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konut kredileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Şubat 2013 Salı
Avustralya'da Konut Kredilerinde %1.5 Düşüş
Avustralya'da Konut Kredileri Onayları Aralık' ta %1.5 Düştü
Avustralya İstatistik bürobu'nun verilerine göre, Avustralya'da konut kredileri onayları Aralık ayında Kasım ayına göre %1.5 düştü. Ekonomistlerin beklentisi konut kredisi onaylarında herhangi bir değişiklik olmayacağı yönündeydi.
Kaynak: Milliyet
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın
4 Şubat 2013 Pazartesi
Açlık Sınırı Bin Lirayı Geçti
Türk-İş’in araştırmasına göre, Ocak ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırının bin 3 lira,yoksulluk sınırının ise 3 bin 266 lira olduğunu belirlendi.
Türk-İş, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptırdığı ”açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Ocak ayı sonuçlarını açıkladı.
Araştırmanın sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 2 lira 52 kuruş, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 265 lira 55 kuruş oldu.
Ocak ayı itibarıyla Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,78 oranında arttı. Yılın ilk ayı itibarıyla artış oranı yüzde 1,78 oldu. Gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 4,55 oranında gerçekleşti. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 5,93 olarak hesaplandı.
Geçtiğimiz ay ortalama kilogram fiyatı 2,91 lira olarak hesaplanan yaş sebze-meyvenin fiyatı bu ay 2,96 lira oldu. Sebze ortalama fiyatı geçen aya göre biraz azalsa da meyve fiyatında artış söz konusu oldu.
Süt, yoğurt, peynir grubunda; süt fiyatında artış görülürken yoğurt ve peynir fiyatında önemli bir değişiklik gözlenmedi. Peynir ve yoğurt fiyatlarında markalar itibarıyla önemli bir fiyat farklılığı görülmezken, süt fiyatında 1,59 ile 2,99 lira arasında değişen fiyat aralığı dikkati çekti.
Asgari ücret
Araştırmada, yapılan hesaplamalarda 4-6 yaş grubundaki bir çocuğun gıda harcaması için ayda 196 lira gerektiği belirtilerek,”2013 yılının ilk altı aylık döneminde geçerli olacak net aylık asgari ücret ise 773,01 lira olarak belirlenmiştir. Bekar bir işçi için belirlenen bu tutar, asgari ücretli çalışanın 4 çocuklu olması durumunda asgari geçim indirimi nedeniyle 36,69 lira artmaktadır. Bir başka ifadeyle, bir aylık net asgari ücret dört çocuğun gıda harcamasını bile karşılamaktan uzak kalmaktadır” denildi.
Ekonomi Milliyet
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın
Etiketler:
faiz oranları,
konut kredileri,
krediler
30 Ocak 2013 Çarşamba
Krediler Yüzde 15 Enflasyon Yüzde 5
Merkez Bankası Başkanı Başçı soruları yanıtladı. Özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik değerlendirmesi dikkat çekti
Merkez Bankası’nda düzenlediği basın toplantısında yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıklayan Başçı, toplantının ardından basın mensuplarıyla bir süre sohbet etti.
Türk bankacılık sektöründe sermaye yeterlik rasyosunun riskleri minimize edecek derecede yüksek olduğuna dikkati çeken Başçı, bankaların yüzde 16-17 civarında sermaye yeterlik rasyoları bulunduğunu, ayrıca yüzde 7,6 civarında da ortalama kaldıraç rasyoları bulunduğunu söyledi.
Bir gazetecinin, ”Reel efektif döviz kurlarında ilave değerleme görülürse politika faizlerinde de gözden geçirme söz konusu olabilir mi-” şeklindeki sorusu üzerine Başçı, faiz koridorunda ve/veya politika faiz oranlarında gerekirse ölçülü indirimlerin gündeme gelebileceğini, reel efektif döviz kurları haddinden fazla değer kazanırsa, hangi politikanın uygulanacağına Para Politikası Kurulu’nun karar vereceğini kaydetti.
24 ay sonrasının enflasyon beklentilerinin yüzde 6′nın altına düştüğüne işaret eden Başçı, bunun da yüzde 5′te istikrar kazanmasını arzu ettiklerini dile getirdi. ”Cari açığı yüzde 5′e indirebilir miyiz- Gayet mümkün görünüyor” diyen Başçı, TÜİK’in bugünkü hesaplama yöntemiyle cari açığın yüzde 6′ya yakın bir yerde olacağını ve 2013 yılı sonunda da cari açıkta yüzde 5′li rakamları görme ihtimali bulunduğunu vurguladı.
Başçı, ”Bu Orta Vadeli Program’da öngörülenden daha iyi bir performans. Dolayısıyla bu (cari açık) daha az tartışılan bir konu olacaktır kademeli olarak. Odak bundan sonra enflasyon üzerinde olacaktır” dedi.
Moody’s'in Değerlendirmeleri
Gazetecilerin, Moody’s'in dün Türkiye ile ilgili düzenlediği telekonferansa ilişkin olarak ”Moody’s'in eleştirilerine katılıyor musunuz-” şeklindeki soruları üzerine Başçı, ”Bir şey demiyorum, bir şey demedikçe önemi azalacak, göreceksiniz. Çünkü cevap verirsem önemi daha da artmış gibi olacak, cevap vermezsek önemi azalır” yanıtını verdi.
Başçı, ülke görünümleri için tek tek analizlere bakmaya gerek olmadığını, sermaye akımlarına bakmanın yeterli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin 2012 yılı cari açığının yüzde 6,6 hedefinin altında kalacağını tahmin ettiğini belirten Başçı, 2013 sonu cari açığının da yüzde 5′e yaklaşma ihtimali bulunduğunu bildirdi.
Büyüme ile enflasyon arasındaki orantıya dikkati çeken Başçı, ”Enflasyon engelini kaldırdığınız zaman büyüme kendiliğinden oluyor. Enflasyon büyümenin önünde bir engel. Biz enflasyonu ne kadar düşürürsek büyüme de kendiliğinden olur” diye konuştu.
Başçı, Türkiye yüzde 5 büyürse dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında olacağını, yüzde 4 büyüme ile de yine dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olacağını vurguladı. Dünyanın şu anda düşük büyüme dönemine girdiğini, böyle bir dönemde yüzde 5 gibi bir büyümenin çok önemli olduğunu ve bunun değerinin bilinmesi gerektiğini dile getiren Başçı, ”Artı büyüme şu anda dünyada çok önemli. Bence Türkiye bu yıl da büyümesiyle dünyadaki ilk 5 ülke arasına girecek” dedi.
Başçı, yıllık ortalama yüzde 5 büyüme ile Türkiye’nin 2023 hedefine rahatlıkla varacağını da sözlerine ekledi.
Borsarti
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
krediler
29 Ocak 2013 Salı
VakıfBank Yüzde 42 Büyümeyle Kredi Kartı Pazarında Lider Oldu
VakıfBank, 2012'nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu
Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) Ocak 2013'te yayımladığı raporda VakıfBank, 2012'nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu. VakıfBank 13.7 milyar lira ciroyla yüzde 42 büyüme elde etti. Sektördeki büyüme ise yüzde 24 düzeyinde gerçekleşti.
VakıfBank Worldcard 2012'de 13,7 milyar lira ciroya ulaşarak geçen yıla göre yüzde 42 büyüme gerçekleştiren Vakıfbank, işlem adedinde ise, sektörün 2 katından fazla artış göstererek, yıllık 120 milyon adedin üzerine çıkmayı başardı.
VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı Feyzi Özcan ''Bankamızın iki yıldır sürdürdüğü 'halden anlayan banka' konsepti ile müşterilerimizi anlamak ve hayatlarını kolaylaştıracak çözümler sunmak için çok çalıştık. Şimdi kredi kartları sektöründe 13.7 milyar lira ciro ve yüzde 42 büyüme ile elde ettiğimiz bu başarı, müşterilerimizi gerçekten anladığımızın en önemli göstergesi. Önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümeye ve ödeme sistemlerinde yenilikçi ve öncü uygulamalarımıza devam edeceğiz'' ifadesini kullandı.
VakıfBank, 2012'de kredi kartı alanındaki kampanyalarıyla 2 ödül kazandı. VakıfBank'ın müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik oluşturduğu kampanyalarından birisi olan ''81 İle 81 Otomobil'' kampanyasının sosyal medyadaki uzantısı olan ''Facebook 82. İl Oluyor'' kampanyasıyla toplam 28 ülkeden 63 finalistin yarıştığı Midas Awards 2012'de, sosyal medya kategorisinde ''Silver Midas'' ödülüne layık görüldü.
VakıfBank, sosyal sorumluluğu destekleyen ihtiyaç sahiplerine gıda yardımının sağlandığı ön ödemeli kartı olan ''41 Kart'' ile de 2012'de ''Altın Karınca Belediyecilik Ödülü''nün sahibi oldu.
AA
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
kredi kartı,
krediler
Konut Kredisi Alan Memura İyi Haber
Kredi faiz oranlarının düşmesi vatandaşın işine yaradı. 2012'nin başlarında konut kredisikullananların kredileri yeniden yapılandırılıyor.
Bankalarda, gözünü üç ayda 1.30-1.40'dan konut kredisi kullanan müşterilere dikti. Kredi faizlerinin düşmesi, 2011 yılının Kasım, Aralık ayları ile 2012 yılının Ocak aylarında kredikullanan yaklaşık 150 bin müşteriye, kredilerini yeniden yapılandırma imkanı doğurdu. Yapılan hesaplamaya göre, 100 bin liralık kredi de, 20 bin liraya varan faiz avantajı sağlanıyor.
Haber Kamu
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
krediler
28 Ocak 2013 Pazartesi
Bankaların Bu Uygulaması Yasalara Aykırı
Düşen faiz oranları ve piyasa koşullarının yarattığı rekabet sonucu mevcut kredileri yeniden yapılandıran bankalar, faiz kazançlarında meydana gelen kaybı yasalara açıkça muhalefet ederek komisyon ve masraf adları altında tahsil ederek telafi etmeye çalışıyor.
Kısaca mevcut kredi borçları ödeme planının düşük faiz oranlarına göre yeniden yapılması olarak tarif edilebilecek "Yeniden Yapılandırma", son günlerde tüketicinin gündemine ağırlığını tekrar koydu.
Nasıl Başladı Ne Sağladı
Kredi kullananlar için faiz oranlarının düşmesiyle elde ettikleri bir avantaj olarak görünse de; durum asında faiz oranlarının düşüşü ile artan rekabet sonucu bankaların kendiliklerinden faiz indirimi yapmalarından ibaret. Zira bir bankayı; kanuni bir zorunluluk olmadıkça; sözleşmenin şartlarını müşterisi lehine değiştirmeye zorlayamazsınız. Bankaları yoğun şekilde kredileri yeniden yapılandırma kampanyalarına yönelten etken, yansıtıldığı gibi faizlerin düşmesi değil günümüz serbest piyasa koşulları. Zira tüketici değişen koşulları avantaja çevirip başka bir bankadan daha uygun koşullarla kredi alarak eski kredisini kapatıyor ve banka ile ilişkisini kesiyor. Giden müşteri başka bir ürün için de ekseriyetle eski bankasına dönmüyor.
Tüketici; "kredi yeniden yapılandırma" ya da "yeniden finansman" adları altında mevcut kredi borcu için yeni bir anlaşma yaparak, borcunu kredinin tahsisi sırasında var olan şartlardan daha iyi şartlarla ödemeye devam ediyor. Yeniden yapılandırmada tek değişen faiz oranları olmuyor. Vade, taksit tutarı, ipotek, para birimi gibi unsurlar da yeniden yapılandırma kapsamında tüketicinin lehine değişikliğe uğruyor.
Daha önce yüksek faizle konut kredisi almış vatandaş, yeniden yapılandırma ile; günün düşük faizlerinden yararlanarak daha az ödeme yapmış oluyor. Faiz avantajının yanında kredi vadesini azaltabiliyor ya da taksitlerinin tutarını değiştirebiliyor.
Yapılandırma Tercihleri Hangi Yönde
Bireysel krediler arasında en önemli yeri tutan, tutar ve vade açısından en ağır şartları taşıyan konut kredilerinin yeniden yapılandırılması sürecinde hesaba katılması gereken pek çok değişken var. Yeniden yapılandırma hesaplamasında dikkatle değerlendirilmesi gereken en önemli noktalar toplam kredi tutarı, kalan vade, taksit tutarı ve piyasada sunulan diğer faiz oranları. Tüketicinin aynı bankaya yeni ödeme planına göre ödeme yapmaya devam etmek, aynı bankaya bir ya da birkaç taksiti erken ödemek ya da kredisini kapatıp başka bankaya yeni kredi ödemesi yapmak tercihleri arasında da farklar olduğunun altı çizilmeli. Bu tercihler yapılandırma esnasında tüketiciden istenecek masraflar konusunda önem arz ediyor.
Tüketici yeniden yapılandırmada esasen iki tercih yapıyor:
1- Düşen faiz oranına göre yeniden hesaplanan kredisini kredi veren bankaya daha önce belirlenen vadelerle ( ya da vadeyi uzatarak) ödemeye devam ediyor.
2- Faizi yeniden hesaplanan kredisini erken ödeme yoluyla kapatıyor/başka bankadan kredi alarak kredisini erken ödeme yoluyla kapatıyor.
Bu durum 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a 2007 yılında yapılan eklemede açıkça belirtilmişti.
Yasal düzenlemeye göre; "Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Her iki durumda da konut finansmanı kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. Ödenen miktara göre gerekli faiz indiriminin ve kredinin tüketiciye yıllık maliyet oranının hesaplanmasında Bakanlık tarafından çıkartılan ilgili yönetmelik hükümleri uygulanır."
Kanun, faiz oranı sabit olarak belirlenmiş kredilerde erken ödeme yapılması durumunda kredi verenin tüketiciden bir erken ödeme ücreti, piyasadaki adıyla "erken ödeme komisyonu" talep edebileceğini söylemiş. Bu ücretin kredi veren için talep edilebilir olması sınırlı sayıda şarta bağlanmış. Maksadı ise erken ödeme ve düşen faizler sebebiyle uğranan zararı telafi etmek ayrıca erken ödemeleri azaltmak. Erken ödeme komisyonu; erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Üzerinden komisyon hesaplanan tutar ise yeni/düşük faiz oranı ile hesaplanmış tutar olacak.
"Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez."
Tüketicinin erken ödeme yapmadan yeniden hesaplanmış kredisini ödemeye devam ettiği durumda banka; yaptığı yeniden yapılandırma işlemi için komisyon, dosya ve başka adlar altında masraf talep edemez. Bankalar tarafından, ödenmesinin zorunlu olduğu algısı yaratılan ve fahiş fiyatlara ulaşabilen ücretlerin bankalar tarafından istenmesinin hiçbir dayanağı yok. Kanun erken ödeme ücretinin hangi şartlarda istenebileceğini açıkça belirtmiş. Banka bahsedilen durumda bu ücreti isteyemez.
Meşhur "dosya masrafı" söz konusu olduğunda "zorunlu masraflar" kavramı devreye giriyor. Yargıtay, emsal teşkil eden kararlarında kullandırılacak kredi için zorunlu masrafların neler olduğunun bankaca ispat edilmesi ve bunların sözleşmede açıkça miktarları ile birlikte yazılmış olması gerektiğini ifade ediyor.
Konut kredileri ele alındığında zorunlu masrafların sadece ekspertiz ve istihbarat masrafı olduğu söylenebilir. Ekspertiz masrafı, üzerine değerlendirme yaptığımız durumda (tüketicinin krediyi veren bankaya ödemeye yapmaya devam etmesi) söz konusu olamaz çünkü devam eden bir ödeme vardır. Ödeme tutarı ve başka şartların değişmesiyle ekspertiz tarafından yapılan işlemin bağlantısı yoktur. Ekspertizin bankanın personeli olması durumunda, yeni kredi alımlarında dahi ekspertiz ücretinin talep edilemeyeceği konusunda yargı kararları var. Tüketici danışmanları bu konularda tüketicinin banka ile müzakere etmesini salık veriyor.
İstihbarat masrafına gelince; bazı tüketici mahkemelerinde, kredi tahsis aşamasında istihbarat ücreti adı altında makul bir seviyede alınan ücretlerin kabul edilebilir olduğu yönünde karar alınabiliyor. Mahkemeler, bankanın kredinin geri dönüşü hakkında araştırma yapmasının zorunlu olduğunu; sözleşmede belirtilmesi durumunda ve kanunda sayılan şartların varlığı halinde bu işlem için ücret talep edileceğini kabul ediyor. Öncelikle alınacak masrafının sözleşmede açıkça yazması gerekiyor. Ancak bu masrafın banka tarafından talep edilebilir hale gelmesi sadece sözleşmede yazması ile mümkün olmuyor. Tüketiciye konu ile ilgili açıkça bilgi verilmemişse, tüketiciye içeriği öğrenme olanağı sağlanmamışsa ve tüketici koşulları açıkça kabul etmemişse, sözleşmede yazsa dahi bu masraf istenemiyor. Komisyon, dosya masrafı, istihbarat masrafı gibi ücretler yasalarımızda "Düzenleyenin başka sözleşmelerde de kullanılmak üzere tek yanlı olarak önceden hazırlayıp karşı tarafın kabulüne sunduğu hükümler" olarak vasıflandırılıyor. Ve yasaların öngördüğü şartlar gerçekleşmemişse bu masraflar sözleşmede yazılmamış sayılıyor.(Uygulamada bankalar dosya masrafı adı altında talep edemedikleri ücretleri istihbarat masrafı adı altında talep ediyorlar.)
Tüketici kanununa ek olarak yeni Borçlar Kanunumuzda da konu ile ilgili düzenleme yapıldı. Borçlar Kanunu'nda "Sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa haklarında açıkça bilgi verip içeriklerini öğrenme imkanı tanıdığını ispatlayamadığı ve karşı tarafın menfaatine aykırı hükümler ile sözleşmenin niteliğine ve özelliğine yabancı olan hükümler yazılmamış sayılacaktır." deniyor. Aynı kanunun başka bir maddesinde ise "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz." denerek tüketicinin korunması kapsamı daha da genişletiliyor. Tüketiciye kabul ettirilmiş olsa da, dürüstlük kuralına aykırı derecede karşı tarafın aleyhine olan sözleşme şartları bile yazılmamış sayılabiliyor.Bankaların sözleşmelerinin (neredeyse birebir aynı denecek şekilde) matbu olduğu ve müşterilerine özellikle kredi ürünü kullandırma sırasında açıkça bilgi aktarımı yapmadığı kamuoyunca malumdur.
Tüketicinin bankasına yeniden yapılandırılmış kredisini ödemeye devam etmesi durumunda, banka tüketiciden her ne ad altında olursa olsun ücret talep edemez. Çünkü faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle bankalar ya kendiliklerinden yeniden yapılandırma uygulamasına gitmişler ya da müşterilerinin bu doğrultudaki taleplerini kabul etmişlerdir. Tümüyle kendi inisiyatifiyle yaptığı işlem için bankanın masraf, komisyon, plan değişikliği ve benzeri adlarla ücret talep etmesi yasalara aykırıdır.
Tüketicinin kredisinin bir ya da birden fazla taksitini erken ödemesi veya başka bir bankadan çok daha düşük faiz ile aldığı kredi ile kapatma yoluna gitmesi durumunda, komisyon tabir edilen "erken ödeme ücreti" ile ekspertiz ücreti ve istihbarat masrafı gibi ücretler devreye girmektedir. Yeni banka vereceği kredi için ekspertiz görüşü isteyecektir. Ayrıca eski banka ödenen indirimli tutar üzerinden yüzde 2 oranında erken ödeme ücreti alacaktır.
Yapılandırma Kararı Verirken Nelere Dikkat Etmeli
Kredi yapılandırması her koşulda her tüketici için avantajlı olmayabiliyor. Faiz indirimden ya da diğer değişimlerden elde edilen yararlar için bir kar zarar hesabı yapılması gerekiyor.
İlk adım eski faiz oranları ile belirlenen kredinin kalan tutarını yeni faiz oranları ile hesaplamak. Bunun için internette her bankaya ve kredi tipine göre hazırlanmış hesap makineleri bile var. Tüketici bu tutarı kredi veren banka ya da diğer bankalardaki uzmanlara başvurarak da hesaplatabilir.
Konut kredilerinin yeniden yapılandırılmasında faiz, toplam kredi tutarı, vade ve işlem için ödenmesi gereken birtakım ücretler dikkate alınarak karar zarar hesabı yapılmalı. Örneğin eski faiz ile yeni faiz oranları arasında büyük fark yoksa, tüketici bir taraftan kazanırken başka bir değişkenle kaybediyorsa, sağlanan faiz avantajı erken ödeme ücretinden oldukça fazla değilse yeniden yapılandırma tüketicinin menfaatleri açısından faydasız hale gelebilir. Yapılandırma kararındaki tek etken düşen faiz oranları olarak görülmemelidir.
Kredinin tahsisi sırasında belirlenen faiz şu andaki faiz oranlarından oldukça düşükse, tüketici kalan tutarı yapılandırarak daha az borç ödeyebilir ve kredi maliyeti açısından karlı duruma geçebilir.
Gelecekte Neler Bekliyor
Piyasadaki yoğun rekabet nedeniyle bankalar düşük faiz oranları açıklamakta fakat masraf, komisyon, değişiklik adı altında tahsil ettikleri ücretlerle faiz oranını artırmaktalar. (Tüketici mevzuatı yönüyle bu durumun kabulünün mümkün olmadığı yargı kararlarında yer almaya başladı.)Tersi durumda ise masraf adı altında hiçbir ücret almayacağını belirten bankaların belirlediği faiz oranları çok yüksek olabiliyor.
Yeniden yapılandırma sürecinde şimdilik ortaya çıkan sorunlar ekseriyetle tüketiciden haksız olarak talep edilen ücretler ile ilgili. Çok fazla değişkeni olan yapılandırma hesabını sıradan vatandaşın yapamayacağı düşünülürse, yasalarda alınamayacağı belirtilen ücretleri talep eden bankaların gereken kar zarar hesabını tüketici lehine yapıp yapmadığı merak konusu olmaya devam edecek. Şimdilik aldığı komisyon ve masrafları yargı yoluyla tüketiciye iade etmek zorunda kalan bankaların kredi yapılandırması işlemleri ile ilgili ileride karşı karşıya kalacağı davalar bunlardan çok daha ağır olabilir.
Yeniden yapılandırma işlemlerinde ortaya çıkan sorunlara yetkililer tarafından müdahale edilmesi beklenirken, idarenin mevcut gelir kalemlerini azaltmamak amacıyla duruma müdahale etmeyeceği eleştirileri getiriliyor. Bankanın tüketiciden haksız tahsil ettiği her ücret üzerinden vergi alan devlet, bu haksızlıklar yargıya taşındığında da yargılama için harç alıyor.
Bursada Bugün
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
krediler
23 Ocak 2013 Çarşamba
Merkez Bankası Borç Verme Faiz Oranı Yüzde 9'dan Yüzde 8,75'e Çekildi
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,5 seviyesinde sabit tuttu.
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,5 seviyesinde sabit tuttu. Kurul, bununla birlikte gecelik faiz oranlarında; Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 5’ten yüzde 4,75’e, borç verme faiz oranı yüzde 9’dan yüzde 8,75’e, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise yüzde 8,5’ten yüzde 8,25’e indirdi. Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde de Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutuldu, borç verme faiz oranı ise yüzde 12’den yüzde 11,75’e çekildi.
Erdem Başçı (Başkan), Ahmet Faruk Aysan, Murat Çetinkaya, Turalay Kenç, Necati Şahin, Abdullah Yavaş, Mehmet Yörükoğlu'ndan oluşan Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulanmakta olan faiz oranlarını belirlemek üzere toplandı. Konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, 'Son dönemde açıklanan veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyid etmektedir. Yurt içi nihai talep ılımlı seyrederken, ihracat zayıf küresel büyümeye rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir.' tespiti aktarıldı.
Toplantıda, sermaye girişlerinin hızlandığı mevcut konjonktürde kredilerin öngörülenden daha hızlı artmaya başladığına dikkat çekildiği belirtilerek, 'Finansal istikrara dair riskleri dengelemek amacıyla bir yandan faiz oranlarının düşük tutulmasının diğer yandan makro ihtiyati tedbirlere devam edilmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda faiz koridoru sınırlı oranda indirilirken zorunlu karşılıklara ilişkin sıkılaştırıcı yönde ölçülü adımların atılması uygun görülmüştür.' denildi. Açıklamada ayrıca şu değerlendirmelerde bulunuldu:
'Öte yandan, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır. Kurul, enflasyonun Ocak ayında tütün fiyat ayarlamaları nedeniyle sınırlı bir yükseliş gösterebileceğini, ancak sonrasında tekrar düşüş eğilimine gireceğini tahmin etmektedir. Temel enflasyon göstergelerinin ise aşağı yönlü seyrini koruması beklenmektedir. Bununla birlikte, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışların fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.'
CİHAN
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
konut kredileri,
krediler,
Merkez Bankası,
para politikası kurulu
22 Ocak 2013 Salı
Kredide Ürküten Tablo
Konut kredisi kullananların takibe düşme oranı yüzde 1 iken, taşıt kredisi kullananların oranı yüzde 8'i buldu
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre konut, taşıt veya tüketici kredisi alanlar içinde en az takibe düşenler konut, en fazla takibe düşenler taşıt kredisi kullananlar oldu.
Tüketicide Yüzde 6
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin soru önergesini yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu konuyla ilgili önemli bilgiler verdi. Buna göre 2012 yılında konut kredisikullananların takibe düşme oranı yüzde 1 iken, taşıt kredisi kullananların oranı yüzde 8'i buldu.
Tüketici kredisi kullananların takibe düşme oranı ise yüzde 6.
20,5 Milyarlık Taşıt
* Geçen yıl, kasım ayına kadar 615 bin 772 kişi taşıt kredisi kullandı. 46 bin 414 kişi ise takibe düştü. Çekilen taşıt kredisi miktarı 20,5 milyar lira. Takibe düşen miktar ise 796,6 milyon lira.
* Son 10 yılda ise 6 milyon 652 bin 15 kişi, toplam 137,8 milyar liralık taşıt kredisi kullandı. Takibe düşen kişi sayısı 367 bin 566.
1,5 Milyon Kişi
* Konut kredisi kullanan 1 milyon 487 bin 18 kişiden ise sadece 16 bin 738'i borcunu ödeyemedi. Çekilen toplam kredi miktarı 82,4 milyar lira. Bunun 678,6 milyon lirası takibe düştü.
* Son 6 yılda ise 6 milyon 329 bin 407 kişi 334 milyar liralık konut kredisi kullandı. Bunun 3,9 milyar lirası takibe düştü.
46 Milyon Kişi Tüketici Kredisi
Yine geçen yıl, kasım ayına kadar 46 milyon 321 bin 34 kişi toplam 263,8 milyar lira tüketici kredisi kullandı. Takibe düşen kredi sayısı 2 milyon 665 bin 60 oldu.
Takibe düşen miktar ise 8,1 milyar lira. Son 9 yılda ise 336 milyon 881 bin 527 kişi tüketici kredisi kullanıldı. Kredi miktarı 1 trilyon 179 milyar lira olurken, bu kapsamda 16 milyon 981 bin 591 kredi takibe düştü.
Sentez Haber
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
konut kredisi
Eline Para Geçen Krediyi Erken Kapatmalı mı?
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini belirtti.
Çelik, "Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı olacaktır" dedi.
Konut kredisindeki faiz oranlarının düşmesi karşısında yeniden yapılandırmada dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi veren Çelik, Türkiye'de konut kredilerinin sabit faizli olarak verildiğini hatırlatarak, kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre faiz oranında otomatik bir ayarlama yapılamadığını anımsattı.
Bu durumun faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma olduğuna vurgu yapan Çelik, "Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor. Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun bu noktada tüketicileri koruyan ilave bir düzenleme barındırmıyor. Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da faiz oranları düştüğünde tüketicinin daha ucuza yeni bir kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor" diye konuştu.
Çelik, ancak kanunun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2'si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin verdiğine dikkati çekti.
Çelik, "Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2'si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor. Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90'a indirmiş oluyor" bilgisini verdi.
Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılmasının faydalı olacağını söyledi.
Her Tüketici Kendi Özel Durumlarına Göre Hesaplama Yapmalı
Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı olduğuna dikkati çeken Çelik, "Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
"Yapılandırmada tek bir faiz oranı doğrudur" denilemeyeceğini belirten Çelik, mevcut kredi, faiz oranının yüzde 1,50'si ise yüzde 1,30'un doğru bir oran olabileceğine işaret etti.
Çelik, "Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, faiz oranlarındaki düşüş sizeavantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var" şeklinde konuştu.
Konut Kredisindeki Faiz Oranları Bir Miktar Daha Düşecek
Çelik, faiz oranlarının genel ekonomik aktivite ve nihayetinde Merkez Bankasının parapolitikasına dair aldığı kararlar neticesinde değiştiğini ifade ederek, "Faiz oranlarındaki genel bir düşüş doğal olarak konut kredisi faiz oranlarına da yansıyacaktır. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının ufak da olsa bir miktar daha geri gelebileceğini tahmin ediyoruz" dedi.
Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisinin önemli olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti: "Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.
Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek. Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak. Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır."
Eline Toplu Para Geçen Kredisini Erken Kapatmalı mı?
Çelik, eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılmasının doğru olacağını ifade etti.
Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisi için ödenen faiz miktarının her zaman daha yüksek olacağını vurgulayan Çelik, "Bugün itibariyle konut kredilerinin yıllık maliyet oranı yüzde 12'ler civarında. Elinize geçen toplu parayı başka bir yerde değerlendirip, yıllık yüzde 13 getiri elde edemiyorsanız, bu parayla konut kredinizi kapatmanız daha iyi olacaktır" tavsiyesinde bulundu.
Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2'si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de ekleneceğini hatırlatan Çelik, "Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir" dedi.
Çelik, ancak halihazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredi faiz oranı arasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırmanın daha avantajlı olacağını da sözlerine ekledi.
Ekonomi Haber7
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)
.jpg)


.jpg)
.jpg)
