faiz desteği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faiz desteği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ocak 2013 Salı
Evlerine El Koyulanlara Sosyal Konut
İspanya’da hükümet bankalara ödeyemedikleri konut kredileri nedeniyle evlerinden çıkartılan aileler için sosyal konut planını açıkladı.
Plana göre bankaların elinde bulunan yaklaşık 6 bin ev ihtiyacı olan kişilere çok düşük kiralarla tahsis edilecek.
Başbakan Yardımcısı Maria Soraya Saenz de Santamaria bunu ikinci bir şans olarak tanımladı:
“İnsanların çoğu ülkelerine, geleceklerine, ailelerine ve kendi kapasitelerine inanıyor. Böyle zor zamanda en azından onların bu durumu atlatabilmesi için ikinci bir şansı hak ettiklerine inanıyoruz.”
2008 yılından bu yana bankalar en az 400 bin eve el koyarken, son dönemde bunun neden olduğu intihar vakalarında büyük artış yaşanması tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Ülkede konut satışlarında büyük düşüş yaşanırken plan sayesinde evleri ellerinden çıkartamayan bankaların da gelir elde etmesi bekleniyor.
Eko Ayrıntı
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz desteği,
faiz oranları,
konut kredisi,
krediler
14 Ocak 2013 Pazartesi
Konut Kredileri Yüzde 1'den 0.80'e Kadar İndi
Konut kredisi faiz oranları yüzde 1'lerden yüzde 0,80'e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.
Faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirten Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.
Türkiye'nin kredi notunun artmasından sonra konut kredisi düşüş eğilimine girdi. Konut kredisi faiz oranları yüzde 1'lerden yüzde 0,80'e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti. Son beş yılda konut kredilerinde kredi talebinin faiz düşüşünün yaşandığı dönemlerde arışa geçtiğini söyleyen Murat Atay, faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirtti.
Emlak Kulisi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz desteği,
konut kredileri,
konut kredisi faiz oranları,
kredi notu
7 Ocak 2013 Pazartesi
Konut Kredileri Yüzde 1'den 0.80'e Kadar İndi
Konut kredisi faiz oranları yüzde 1'lerden yüzde 0,80'e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.
Faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirten Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.
Türkiye'nin kredi notunun artmasından sonra konut kredisi düşüş eğilimine girdi. Konut kredisi faiz oranları yüzde 1'lerden yüzde 0,80'e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti. Son beş yılda konut kredilerinde kredi talebinin faiz düşüşünün yaşandığı dönemlerde arışa geçtiğini söyleyen Murat Atay, faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirtti.
Emlak Kulisi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz desteği,
konut kredileri,
konut kredisi faiz oranları,
kredi notu
11 Aralık 2012 Salı
Çürük Konutunu Yıkana Devletten Faiz Desteği
Devlet çürük konutunu yıktırana yenisini yapması için 23 bin lira faiz desteği verecek. Ayrıca 8 bin lira tutarındaki KKDF, BSMV, damga vergisi ile belediye ve tapu harçlarını da almayacak
Halen vatandaş bankadan aylık yüzde 0.85 faiz oranıyla konut kredisi kullanırken; riskli evini yıktıran yüzde 0.70 faizle kredi alabilecek. Üstelik bu faizin aylık yüzde 0.33’ünü; yıllık yüzde 4’ünü devlet ödeyecek.
Yoksula Da Zengine De
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 6306 sayılı yasa çerçevesinde riskli evini yıktıran 100 bin kişiye, 400 milyon liralık ‘faiz’ desteği vermeye hazırlanıyor. Bakanlık sadece deprem, sel, çığ gibi doğal afet riski altındaki konut sahiplerine değil; binası ekonomik ömrünü tamamlayan, çökme ya da yıkılma tehlikesi olan herkese faiz desteği verecek. Bu desteği verirken varlıklı ya da yoksul ayrımı da yapmayacak. Bakanlık yetkilileri, 6306 Sayılı Yasanın yoksula konut edindirme yasası değil, afet riski altındaki alanları dönüştürme yasası olduğuna dikkat çekerek, Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereği bu tür alanlarda yaşayan herkesin kredi desteğinden yararlanma hakkına sahip olduğunu belirttiler.
Önce Yıkılmalı Tescili
Vatandaş öncelikle lisanslı bir kuruluşa başvurarak, konutunun riskli olup olmadığını inceletip, tescil ettirecek. Lisanslı kuruluş, ‘bu bina risklidir ve yıkılmalıdır’ derse, raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne gönderecek. Rapor burada uygun bulunursa onaylanıp Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gönderilecek. Onaydan geçen binanın, riskli olduğuna dair hem tapuya şerh düşülecek hem de binadaki tüm konut sahiplerine ‘risk’ bildirimi yapılacak. Bu bildirimin ardından o binadaki hak sahiplerinin üçte ikisinin oluruyla binanın yıkımına karar verilebilecek. Yıkımın ardından arsanın satılması ya da yeni bina yapılması kararı alınabilecek. Bu karara uymayan olursa, onların hakkı için açık artırma usulüyle satış yapılacak. Diğer malikler almak istemezse, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı o kişilerin haklarını alacak.
Daire Başına 100 Bin Lira
Bakanlık ‘özel hesaptan’ her bir daire için en fazla 100 bin liraya kadar kullanılacak krediye ‘faiz’ desteği verecek. Ancak 20 daireli bir apartmanda 7 dairesi olan biri, o kişiye en fazla 500 bin liralık kredisi için ‘faiz desteği’ verilecek.
Başvuru Bankaya
BİNASI için ‘risklidir’ raporu alan hak sahipleri kentsel dönüşüm kredisi almak için bu bankalardan birine başvuracak. Başvuru tek bir bankaya ya da ayrı ayrı farklı bankalara yapılabilecek.Kredi talebini alan banka, hak sahibinin ‘kredi kullanmaya’ uygun olup olmadığını araştıracak. Kişiyi kredi vermeye uygun bulursa, risk tespit raporuyla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirecek. Bakanlık da faiz desteğine onay verecek.
Hürrriyet
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
çürük konut,
faiz desteği,
faiz oranları,
krediler
Maliye Bakanı Şimşek'ten 14 Bin Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılı bütçesiyle akademik altyapının daha da güçlendirileceğini belirterek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin vereceklerini bildirdi. Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.
Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda 2013 Yılı Bütçesi'nin sunumunda yaptığı konuşmada, Dünya Ekonomik Forumu'nun açıkladığı Küresel Rekabet Gücü Endeksi'nde Türkiye'nin 2006 yılında 117 ülke arasında 71. sırada bulunurken, bugün 144 ülke arasında 43'üncü sıraya yükseldiğini bildirdi. Şimşek, Türkiye'nin ayrıca bir önceki yıla göre 16 basamak birden yükselerek en hızlı yol alan ikinci ülke olduğunu kaydetti. Şimşek, bu başarıda, Türkiye'nin yakaladığı makroekonomik istikrar, bankacılık ve finans sektörünün sağlam yapısı ve özellikle mal piyasasında ulaştığı rekabet düzeyi ile sağlık, eğitim ve inovasyon alanlarındaki ilerlemenin etkili olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, Uluslararası Yolsuzluk Algı endeksinde de önemli mesafe kat ettiğini, 2002 yılında 102 ülke arasından 65'inci sırada olan Türkiye'nin şu anda 176 ülke arasında 54. sıraya çıktığını belirten Bakan Şimşek, Türkiye'nin artık yolsuzluk algısı en düşük olan üçte birlik grupta yer aldığını ifade etti.
Benzer şekilde, Dünya Bankasının İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde Türkiye'nin, 2006 yılında 175 ülke arasında 84'üncü sırada iken 2012 yılında 183 ülke arasında 71'inci sıraya yükseldiğini anlatan Şimşek, 'Yapısal dönüşüm sayesinde Türkiye'nin küresel ekonomideki rolü giderek artmaktadır. Türkiye artık küresel yatırımlardan daha büyük bir pay almaktadır. 1980-2002 döneminde sadece 14,8 milyar dolar doğrudan yatırım çekebilen Türkiye, son 10 yılda 119,9 milyar dolar doğrudan yatırım girişi sağlamıştır. Bütün bu olumlu gelişmeler ülkemizin önemli ve başarılı bir yapısal dönüşüm içinde olduğunu göstermektedir; ancak gelinen noktayı yeterli bulmuyoruz, daha gidecek çok yolumuz var' dedi.
Gelecek dönemde de büyüme potansiyelini güçlendirecek makroekonomik politikaları ve yapısal reformları uygulamaya devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, kayıt dışılıkla mücadele, eğitimde kalitenin artırılması ve işgücü piyasasında esnekliğin sağlanmasının, önemsenen alanlar olduğunu söyledi. Şimşek, bu alanlarda daha fazla ilerleme sağlanmasının, Türkiye'nin iki temel sorunu olan cari açık ve işsizlikle mücadelede elini güçlendireceğini ifade etti.
Kamu Tasarruflarında Önemli Oranda Artış Sağladık
Cari işlemler açığını orta ve uzun vadede daha makul seviyelere düşürmek için, yurt içi tasarruf oranlarını artırması, enerjide dışa bağımlılığın azaltması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimine odaklanılması, altyapı yatırımlarını daha da hızlandırması ve beşeri sermayenin daha da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Şimşek, şöyle konuştu:
'Son 10 yılda sağladığımız mali disiplin sayesinde kamu tasarruflarında önemli oranda artış sağladık. 2002 yılında kamu tasarruflarının GSYH içindeki payı eksi yüzde 4,8 idi. Bu oranın 2012 yılında pozitif yüzde 2,4'e ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yani bu dönemde kamu tasarruflarının GSYH içindeki payını 7,3 puan artırdık.
Ancak bu dönemde özel kesim tasarrufları 11,6 puan azalarak yüzde 11,9'a inmiştir. Bunda; makroekonomik istikrarın sağlanması ile enflasyon, faiz oranları ve faiz harcamalarındaki düşüş, mali disipline ve finansal derinleşmeye bağlı olarak krediye erişimin kolaylaşması, siyasi ve ekonomik öngörülebilirlik sayesinde tüketim harcamalarının artması, kentleşme ve kentleşmenin getirdiği ihtiyaçlar ile dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerindeki artış etkili olmuştur.
Yapısal olarak ise genç nüfusun ağırlığı ile işgücüne katılımın sınırlı olması hanehalkı tasarruflarının düşük seviyede kalmasına neden olmaktadır. Uluslararası rekabetin yoğun yaşandığı ve bu nedenle kar marjlarının nispeten düşük olduğu sektörlerin ülkemizde ağırlıkta olması da özel sektör tasarruflarını sınırlamaktadır.
Özel sektör tasarruflarını artırmak amacıyla bu yıl Bireysel Emeklilik Sistemini daha cazip kılacak düzenlemeler yaptık. Yeni sistemle katılımcıya doğrudan devlet desteği sunacağız. Ayrıca, mevduatın vadesini uzatmak için kanun değişikliği yaptık. Bu amaçla, kısa sürede buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararını çıkartacağız. Bunun yanı sıra ülkemizde finansal okur-yazarlık ve tasarruf bilincini artırmak için çaba sarf ediyoruz.'
Enerjide Dışa Bağımlılık Kayda Değer Ölçüde Azalacak
Türkiye birincil enerji kaynakları bakımından yüzde 72 oranında dışa bağımlı olduğunu anlatan Şimşek, bu nedenle, son yıllarda hızla artan enerji fiyatları cari işlemler açığında belirleyici bir faktör olduğunu söyledi.
AK Parti Hükümetlerinin, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak amacıyla yerli, yenilenebilir ve aynı zamanda çevreci enerji yatırımlarını önceliklendirdiğini ifade eden Şimşek, inşa halindeki santrallerden elde edilecek kaynaklar da eklenince Türkiye'de yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 46,6'ya yükseleceğini ve enerjide dışa bağımlılığın kayda değer oranda azalacağını dile getirdi.
Son 10 yılda Türkiye'de düşük teknoloji yoğun üretim azalırken ortanın üstü teknoloji yoğun üretim arttığının altını çizen Bakan Şimşek, bu kapsamda, uygulamaya konulan yeni teşvik sistemi ile Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip, Ar-Ge içeriği yoğun, yüksek teknolojili ve katma değerli, stratejik öneme haiz yatırımları teşvik etiklerini bildirdi.
Bakan Şimşek, 'Hedefimiz Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payını orta vadede yüzde 2'ye, uzun vadede yüzde 3'e çıkarmaktır' dedi.
Verilen destekler sayesinde Türkiye'nin Avrupa'nın en çok marka başvurusu yapılan ülkesi konumuna geldiğine işaret eden Şimşek, ayrıca Türkiye'nin, endüstriyel tasarımda yaklaşık 37 bin başvuru ile Avrupa'da üçüncü sıraya yükseldiğini söyledi. Şimşek, yerli faydalı model tescil sayısı son 10 yılda beş kat artarak yaklaşık 2 bine, yerli patent tescili ise 11 katın üzerinde artarak 850 adet civarına yükseldiğini kaydetti.
Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak altyapı yatırımlarına da öncelik verdiklerini anlatan Şimşek, altyapıda gerçekleştirdikleri yatırımlar sayesinde kara, hava ve demiryollarında büyük mesafeler kat ettiklerini vurguladı.
Yatırımcının Üzerindeki İstihdam Kaynaklı Yükleri Azalttık
Türkiye'de bilgi ve teknoloji yoğun üretim ve ihracatın payını artırmak için beşeri sermayenin kalitesini yükseltmenin şart olduğunu söyleyen Şimşek, önceki dönemlerde eğitimin yeterince önceliklendirilmemesi sebebiyle Türkiye'de 25 yaş üstü nüfusun okulda geçirdiği sürenin OECD ülkelerindekinin çok altında olduğunu, bu durumun küresel rekabette arzulanan seviyelere ulaşılmasına engel teşkil ettiğini kaydetti. Şimşek, bu nedenle, eğitimi önceliklendirdiklerini ve bütçeden eğitime ayrılan kaynağı son 10 yılda 6 kattan fazla artırdıklarını ifade etti.
Son yıllarda istihdamda yakalanılan başarılara rağmen işsizliğin hala Türkiye'nin temel sorunlarından birisi olduğunu vurgulayan Şimşek, işsizliği daha düşük seviyelere indirmek için kısa, orta ve uzun vadeli birçok tedbir aldıklarını ve kısa vadede işsizliği azaltmak amacıyla aktif işgücü politika uygulamalarını son yıllarda önemli oranda artırdıklarını söyledi. Şimşek, uygulamaya koydukları teşvik sistemleri sayesinde yatırımcının üzerindeki istihdam kaynaklı yükleri azalttıklarını ifade etti.
Bütçe gerçekleşme tahminleri çerçevesinde 2012 yıl sonunda bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira, bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, bütçe açığının 33,5 milyar lira, faiz dışı fazlanın 15,5 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini belirten Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise bütçe giderlerinin yüzde 25,3, bütçe gelirlerinin yüzde 22,9, bütçe açığının yüzde 2,3, faiz dışı fazlanın yüzde 1,1 olacağını öngördüklerini bildirdi.
Buna göre, 2012 yılında bütçe açığının GSYH'ye oranının geçen yıl OVP'de öngördükleri oranın yaklaşık 0,8 puan üzerinde gerçekleşeceğini ifade eden Şimşek, bunun da bütçe açığında yüzde 12,4 milyar liralık bir sapmayı ifade ettiğini söyledi.
Hedefe oranla bütçe açığındaki sapmada esas itibariyle harcamalardaki artışın etkili olduğunu vurgulayan Şimşek, 2012 yıl sonunda, merkezi yönetim bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira ile başlangıç ödeneğine göre yüzde 3,3 oranında, yani 11,7 milyar lira daha yüksek gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.
Şimşek, bütçe giderlerinin başlangıç ödeneğine göre daha yüksek gerçekleşecek olmasında esas itibarıyla yatırımların etkili olduğunu, bütçe harcamalarındaki sapmanın yüzde 55'inin sermaye giderleri ve sermaye transferlerindeki artıştan kaynaklandığını, bu harcamaların ülkenin üretken kapasitesini ve büyüme potansiyelini artırıcı nitelikte olduğunu bildirdi.
Bütçe Gelirlerinde Sapma Olmayacak Olması Başarıdır
Bakan Şimşek, 2012 yılında bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 278,8 milyar lira ile bütçe hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini beklediklerini belirterek, 'Bu yıl küresel ekonominin önemli ölçüde yavaşlamasına ve beklentilerin kötüleşmesine rağmen bütçe gelirlerinde sapma olmayacak olması takdir edersiniz ki bir başarıdır' dedi.
Bakan Şimşek, bu yıl bütçe açığındaki sapmayı kontrol altına almak için vergi artışları dahil bazı tedbirler aldıklarını, bu dönemde mali disiplinin önemini kavrayan pek çok ülkenin de benzer önlemlere başvurduğunu, hatta özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi gelir etkisi kısa sürede görülen önlemlerin genel olarak tercih edildiğini söyledi.
2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi
Şimşek, Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'a uygun olarak hazırlanan 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinin, Maliye Bakanlığı döneminde hazırlanan dördüncü, AK Parti hükümetleri döneminde hazırlanan 11. bütçe olduğunu anımsattı.
2013 yılı bütçesinin, mali disiplini ve makroekonomik istikrarı korumayı amaçlayan, büyümeyi, istihdamı ve yatırımları destekleyen, eğitim, sağlık ve altyapıyı önceliklendiren, sosyal nitelikli harcamalara ağırlık veren ve toplumsal refahı gözeten bir bütçe olduğunu ifade eden Şimşek, daha sonra 2013 yılı bütçesine baz oluşturan makroekonomik tahminlere değindi.
Buna göre, 2013 yılında GSYH büyüklüğünün 1 trilyon 571 milyar lira, ithalatın 253 milyar dolar, ihracatın 158 milyar dolar, büyüme oranının yüzde 4, deflatörün yüzde 5,3, yıl sonu TÜFE oranının da yüzde 5,3 olarak öngörüldüğünü söyledi.
Şimşek, bu çerçevede 2013 yılında bütçe giderlerinin 404 milyar lira, faiz hariç giderlerin 351 milyar lira, bütçe gelirlerinin 370,1 milyar lira, vergi gelirlerinin 317,9 milyar lira, vergi dışı gelirlerin 52,2 milyar lira, bütçe açığının 34 milyar lira, faiz dışı fazlanın 19 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.
Bakan Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise; bütçe giderlerinin yüzde 25,7, faiz hariç giderlerin yüzde 22,3, bütçe gelirlerinin yüzde 23,6, vergi gelirlerinin yüzde 20,2, bütçe açığının yüzde 2,2 faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olacağını öngördüklerini bildirdi.
2013 yılı bütçesinde 2012 yıl sonu gerçekleşme tahminlerine göre; bütçe giderlerinin yüzde 11,4, faiz hariç giderlerin yüzde 11,9, bütçe gelirlerinin yüzde 12,4, vergi gelirlerinin yüzde 14 oranında artmasını beklediklerini anlatan Şimşek, şöyle devam etti:
'Büyüme, büyümenin kompozisyonu ve deflatör tahminleri ile 2012 yılında alınan tedbirler birlikte değerlendirildiğinde bütçe gelir tahminlerimizin gerçekçi olduğu görülecektir.
Eylül ayında aldığımız tedbirler ile BOTAŞ'ın yükümlülüklerini yerine getireceği varsayımından hareketle elde edeceğimiz yaklaşık 17 milyarlık geliri toplam vergi gelirlerinden çıkarırsak, vergi gelirlerindeki artışın yüzde 7,8 olduğunu görürüz. Bu oran Orta Vadeli Programda öngörülen yüzde 9,5'lik nominal GSYH büyüme oranının altındadır. Dolayısıyla 2013 yılı vergi gelirleri tahminimiz temkinlidir. 2013 yılında harcamaların bütçe öngörüleri çerçevesinde kalması için gerekli tedbirleri alacağız. Bu çerçevede harcama programlarında verimlilik artışı sağlamak amacıyla idari bir mekanizma oluşturacağız. Önemli harcama programlarını tek tek gözden geçireceğiz.'
Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Dağılımı
2013 yılı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımını da belirlediklerini ifade eden Şimşek, buna göre, personel giderlerinin 97,2 milyar lira, SGK devlet primi giderlerinin 16,8 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 33,4 milyar lira, faiz giderlerinin 53 milyar lira, cari transferlerin 151,3 milyar lira, sermaye giderlerinin 33,5 milyar lira, sermaye transferlerinin 5,1 milyar lira, borç vermenin 11,1 milyar lira, yedek ödeneklerin 2,6 milyar lira olacağını söyledi.
2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde bazı vergi türlerine ilişkin gelir tahminlerini de açıklayan Şimşek, gelir vergisinin 63 milyar lira, kurumlar vergisinin 29 milyar lira, ÖTV'nin 83 milyar lira, dahilde alınan KDV'nin 36 milyar lira, ithalatta alınan KDV'nin 61 milyar lira olarak öngörüldüğünü kaydetti.
Eğitime Ayrılan Kaynak
Şimşek, 2013 yılında eğitime ayırdıkları kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 oranında artırarak 68,1 milyar liraya çıkardıklarını,, böylece 2002 yılından bu yana bütçeden eğitime ayrılan kaynağı 6 kattan fazla artırarak, eğitimin bütçe içindeki payını yüzde 9,4'ten yüzde 17'ye yükselttiklerini bildirdi.
Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla uygulamaya konulan FATİH Projesi'ni 2013 yılında da destekleyeceklerini ifade eden Şimşek, 2012 yılında bu proje için bütçeden ayırdıkları 803 milyon lira iken, 2013'te bunu 1,4 milyar liraya çıkardıklarını belirtti.
2013 Yılı Bütçesi ile 103 devlet üniversitesine daha fazla kaynak sağladıklarını, bu yıl yeni bir uygulamayla üniversite birinci öğretim ve açık öğretim öğrencilerinden alınan harçları kaldırdıklarını anlatan Şimşek, artık 2,3 milyon öğrenciye yüksek öğretimi harçsız sunduklarını, bu çerçevede, üniversite öğrencileri için 498 milyon liralık katkı payını bütçeden karşıladıklarını söyledi.
2013 yılı bütçesiyle akademik altyapıyı daha da güçlendirdiklerini anlatan Şimşek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin verdiklerini bildirdi.
2013 yılında kamu sağlık harcamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu ve merkezi yönetim bütçesinde 67,9 milyar kaynak öngördüklerini anlatan Şimşek, bu rakamın, 2012 yılına göre yüzde 11,1 oranında arttığını, 2002'ye göre ise 5 kattan fazlasına ulaştığını, böylece eğitimden sonra en fazla kaynağı sağlığa ayırmış olduklarını kaydetti.
Tüm illerde uygulanan aile hekimliği hizmeti ile vatandaşlara kolayca ulaşabilecekleri, birinci basamak sağlık hizmeti sunduklarını ifade eden Şimşek, aile hekimliği için 2013 yılı bütçesinde yüzde 17,1 oranında bir artışla 4 milyar kaynak tahsis ettiklerini vurguladı.
2013 yılı bütçesiyle ve istihdamı, dolayısıyla daha fazla destekleyeceklerini belirten Şimşek, tarıma ve çiftçiye de desteği artırarak devam ettireceklerini bildirdi. Bakan Şimşek, tarıma ayrılan toplam destek tutarını 2013 yılında 13,1 milyar liraya çıkartıklarını da vurguladı.
Erişilebilir, etkin ve kaliteli sağlık hizmetleriyle son 10 yılda bebek ölüm oranının, binde 31,5'ten binde 7,7'ye indirdiklerini anlatan Şimşek, Türkiye'nin 9 yılda elde ettiği bu başarıya OECD ülkelerinin 31 yılda ulaşabildiğini hatırlattı. Bakan Şimşek, benzer şekilde, AK Parti Hükümetleri döneminde anne ölüm oranının, on binde 6,4'ten on binde 1,6'ya düşürüldüğünü belirtti.
2013 yılı bütçesinin yatırımları ve istihdamı dolayısıyla reel ekonomiyi daha fazla destekleyen bir bütçe olduğunun altını çizen Şimşek, bu amaçla işveren prim desteği için 6,6 milyar lira, tarımsal kredi faiz desteği için 1,8 milyar lira, ihracat desteği için 718 milyon lira, esnaf kredi faiz desteği için 514 milyon lira, teşvik ödemeleri için 420 milyon lira ve KOBİ destekleri için 249 milyon lira olmak üzere ayırdıkları kaynağı yüzde 23,3 oranında artırarak 10,2 milyar liraya yükseltiklerini bildirdi.
Tarıma ve çiftçiye verdikleri desteğin artarak devam ettiğini anlatan Şimşek, 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, çiftçiye doğrudan hibe olarak yapılacak ödemeler için ayrılan kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak yaklaşık 9 milyar liraya çıkaracaklarını kaydetti.
Maaş ve Sosyal Ödenekler
Çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini belirten Bakan Şimşek, 'İktidara geldiğimizden bu yana kamu çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyeceğiz' dedi.
Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.
'2002 yılı sonunda, 2012 Kasım sonuna kadar enflasyonun yüzde 141,4 oranında arttığını göz önünde bulundurursak çalışanlarımıza ve emeklilerimize enflasyonun çok üstünde artışlar yaptığımız ortaya çıkmaktadır' diyen Şimşek, bu tutarların ve artış oranlarının, çalışan ve emekli vatandaşların mali durumlarını 2002 yılına göre ciddi bir şekilde iyileştirdiklerini ve gelirlerinde önemli ölçüde reel artışlar yaptıklarını açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.
Bu yıl yapılan toplu sözleşme süreci sonunda çalışanların maaş ve ücretlerinde gelecek sene için yüzde 3 3 artış yapılması kararlaştırıldığını hatırlatan Şimşek, bunun yanı sıra yıl içinde yapmış oldukları maaş artışlarının aynı dönemde gerçekleşen enflasyonun altında kalması halinde aradaki farkı telafi ettiklerini ifade etti.
Hükümetleri döneminde maaşlarda yapılan reel artışlar sayesinde kamu çalışanlarının satın alma gücünün önemli ölçüde arttığını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
'Ayrıca, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile aynı veya benzer kadro ve görevlerdeki personelin ücretlerini eşitledik. Son olarak, emekli maaşları arasındaki farkı gidermek için 2012 yılında 6283 sayılı Kanunu çıkardık. 2013 başında uygulamaya konulacak intibak düzenlemesi için bütçede 2,7 milyar liralık kaynak ayırdık. Sosyal güvenlik sistemini desteklemeye devam ediyoruz.
2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan transferlerin, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 16 artarak 72,9 milyara çıkacağını tahmin ediyoruz. Bunun 24,9 milyar lirası açık finansmanı olarak öngörülmüştür.
Yaşlılarımıza, engellilerimize fakirlerimize, kimsesizlerimize, çocuklarımıza ve kadınlarımıza daha fazla kaynak ayırıyoruz. Sosyal hizmetler ve sosyal yardım harcamaları için 2013 yılı bütçesinde yüzde 25,1'lik artışla 26,4 milyar liralık kaynak ayırdık.
Engellilerimiz için eğitim desteği, taşıma, evde ve kuruluşta bakım kapsamında 2013 yılı bütçesinde yüzde 26'lık artışla 5,3 milyar liralık ödenek öngördük.
2013 yılı bütçesinde başta TÜBİTAK Ar-Ge Projeleri olmak üzere üniversite ve sanayi kesimi Ar-Ge projelerini desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2013 Yılı Bütçesinde toplam 2,8 milyar ödenek öngördük.'
Kentsel Dönüşüme 1 Milyar Lira
Bakan Şimşek, riskli yapıların fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi amacıyla Kentsel Dönüşüm Programı'nı başlattıklarını belirtirken, deprem başta olmak üzere Türkiye'yi her türlü afet riskine karşı daha güvenli hale getirecek projeye 2013 yılı bütçesinde, Çevre Katkı Payı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermayesinden gelen tutarla birlikte, yaklaşık 1 milyar lira kaynak ayrıldığını bildirdi.
Star Gazetesi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
22 Ekim 2012 Pazartesi
100 Bin Liralık Kredinin 25 Bini Devletten
Bu ücretleri vatandaş ödemeyecek Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamındaki kredilerde sözleşme, noter, tapu ve belediye harçları, damga ve veraset intikal vergileriyle döner sermaye gibi ücretleri vatandaş ödemeyecek.
Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Karara göre, güçlendirme, konut ve iş yeri yapım kredisinin şartları belirlendi.
Buna göre, güçlendirme kredisi kullanacak vatandaşlar 50 bin, konut ve iş yerini yeniden yapmak isteyen vatandaşlar 100 bin lira kredi çekebilecek. Güçlendirme ve konut yapım kredisinin yüzde 4’ünü, iş yeri yapım kredisinin de yüzde 3’lük kısmı devlet tarafından karşılanacak.
25 Bin Lira Faiz Desteği
Vatandaş, bankadan 10 yıllık planlama doğrultusunda, 100 bin lira çekmesi halinde Bakanlık’tan yaklaşık 25 bin lira faiz desteği alacak.
Bankalar, kentsel dönüşüm kredisi almak isteyenlerin başvuruları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği lisanslı kuruluşlarca incelenerek, onaylanacak.
Faiz Oranları Bakanlık Tarafından da Duyurulacak
Bakanlık, kentsel dönüşüm kredisi veren bankalar arasında rekabet yaşanmasını öngördüğünden, vatandaşlar, en düşük krediyi veren bankaları tercih etmeleri konusunda uyarıldı.
Protokol İmzalanan Bankaların Faiz Oranları, Bakanlığın İnternet Sitesinden Yayımlanacak.
Kentsel dönüşüm kredilerinde, sözleşme, noter, tapu ve belediye harçları, damga ve veraset intikal vergileri, döner sermaye gibi her türlü işlemin ücreti vatandaştan talep edilmeyecek. Bakanlık yetkililerince vatandaşlardan bu konuya dikkat etmeleri istendi.
Vatan Gazetesi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
bakanlık,
faiz desteği,
faiz oranları,
kentsel dönüşüm,
konut kredileri,
krediler
15 Ekim 2012 Pazartesi
Bakanlıktan Kredi Desteği
Afet riski altındaki bölgelerde yapılacak konut ve işyerlerine kentsel dönüşümde destek Kentsel dönüşüme 4 puanlık faiz desteği verilecek. Afet riski altındaki bölgelerde yapılacak konut ve işyerleri ile bunların güçlendirilmesi için kullanılacak kredilere faiz desteği sağlanacak.
Başvuru Nasıl Yapılacak ?
Afet riski altındaki bölgelerde yapılacak konut ve işyerleri ile bunların güçlendirilmesi için kullanılacak kredilere faiz desteği sağlanacak. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararname uyarınca, bir hak sahibine, 500 bin liraya kadar kullandığı kredi için faiz desteği verilecek. Kararnameye göre, faiz desteğinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak, bakanlık ile protokol imzalayan bankalardan kredi kullanabilecekler.
Bir hak sahibi adına faiz desteği sağlanacak toplam kredi tutarı 500 bin lirayı geçemeyecek. Kredilere ilişkin takip ve tahsil sorumluluğu tamamen bankaya ait olacak, anapara ile vatandaşın payına düşen faizler için bakanlıktan herhangi bir talepte bulunamayacak. Faiz desteği oranı, kredinin sağlandığı tarihteki oran esas alınarak kredinin ömrü boyunca uygulanacak ve değiştirilemeyecek. Faiz desteği sağlanacak kredilerin anapara geri ödemeleri bu maddede belirtilen azami ödemesiz dönemi aşmamak üzere inşaatın tamamlandığı tarihten itibaren başlayacak. Sağlanacak faiz desteği, güçlendirme ve konut yapım kredilerinde faizin 4 puanı, işyeri yapım kredilerinde ise faizin 3 puanı ile sınırlı olacak. Örneğin yıllık yüzde 10 faizle 2 yılı ödemesiz, 10 yıl vadeli konut yapım kredisinde faizin yüzde 4’ünü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yüzde 6’sını ise krediyi kullanan vatandaş ödeyecek.
Konutta Kötü Niyetli Girişimler Engellenecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantılarına katılmak için geldiği Tokyo'da, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı’nın alt komisyon çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Önümüzdeki hafta ayın 17’sinde bu tasarı üst komisyonda görüşülecek’’ dedi. Maketten konut satışı ile ilgili “Halktan para toplamak suretiyle yapılan proje ve yatırımların önemli bir konu’’ olduğunu ifade eden Babacan, “Bir yandan bunun desteklenmesinin devam etmesi gerekiyor bir yandan da kötü niyetli olabilecek yaklaşımlara engel olmak gerekiyor’’ dedi.
“Tarihimizde bununla alakalı pek çok kötü tecrübe söz konusu’’ diyen Babacan, bu tür girişimlere engel olunması gerekliliğini vurguladı. Bu konuların alt komisyonda bir miktar çalışıldığını belirten Babacan, Türkiye ile bu konuda telefonla da istişarelerde bulunduğunu söyledi. Türkiye’ye döndükten sonra ilgili kişilerle tekrar toplanıp bu konuyu görüşeceklerini kaydederek, “Bugün için çalışmaların son şeklini verdiğimizi söylemek doğru değil’’ dedi.
Sektör Tepki Verdi
Habertürk’ün kamuoyuna duyurduğu düzenlemeye konut üreticileri tepki gösterirken bankaların kredi verirken denetimi yaptığına işaret ettiler.
Borsa Halka Açılacak
"İMKB’de özelleştirme dediğimiz aslında halka arzdır" diyen Babacan, SPK yasasının içerisinde İMKB’nin de bir anonim şirket haline gelmesiyle ilgili maddeleri koymak istediklerini, daha sonra halka arzın söz konusu olacağını söyledi
Haberturk
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Başvuru Nasıl Yapılacak ?
Afet riski altındaki bölgelerde yapılacak konut ve işyerleri ile bunların güçlendirilmesi için kullanılacak kredilere faiz desteği sağlanacak. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararname uyarınca, bir hak sahibine, 500 bin liraya kadar kullandığı kredi için faiz desteği verilecek. Kararnameye göre, faiz desteğinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak, bakanlık ile protokol imzalayan bankalardan kredi kullanabilecekler.
Bir hak sahibi adına faiz desteği sağlanacak toplam kredi tutarı 500 bin lirayı geçemeyecek. Kredilere ilişkin takip ve tahsil sorumluluğu tamamen bankaya ait olacak, anapara ile vatandaşın payına düşen faizler için bakanlıktan herhangi bir talepte bulunamayacak. Faiz desteği oranı, kredinin sağlandığı tarihteki oran esas alınarak kredinin ömrü boyunca uygulanacak ve değiştirilemeyecek. Faiz desteği sağlanacak kredilerin anapara geri ödemeleri bu maddede belirtilen azami ödemesiz dönemi aşmamak üzere inşaatın tamamlandığı tarihten itibaren başlayacak. Sağlanacak faiz desteği, güçlendirme ve konut yapım kredilerinde faizin 4 puanı, işyeri yapım kredilerinde ise faizin 3 puanı ile sınırlı olacak. Örneğin yıllık yüzde 10 faizle 2 yılı ödemesiz, 10 yıl vadeli konut yapım kredisinde faizin yüzde 4’ünü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yüzde 6’sını ise krediyi kullanan vatandaş ödeyecek.
Konutta Kötü Niyetli Girişimler Engellenecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantılarına katılmak için geldiği Tokyo'da, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı’nın alt komisyon çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Önümüzdeki hafta ayın 17’sinde bu tasarı üst komisyonda görüşülecek’’ dedi. Maketten konut satışı ile ilgili “Halktan para toplamak suretiyle yapılan proje ve yatırımların önemli bir konu’’ olduğunu ifade eden Babacan, “Bir yandan bunun desteklenmesinin devam etmesi gerekiyor bir yandan da kötü niyetli olabilecek yaklaşımlara engel olmak gerekiyor’’ dedi.
“Tarihimizde bununla alakalı pek çok kötü tecrübe söz konusu’’ diyen Babacan, bu tür girişimlere engel olunması gerekliliğini vurguladı. Bu konuların alt komisyonda bir miktar çalışıldığını belirten Babacan, Türkiye ile bu konuda telefonla da istişarelerde bulunduğunu söyledi. Türkiye’ye döndükten sonra ilgili kişilerle tekrar toplanıp bu konuyu görüşeceklerini kaydederek, “Bugün için çalışmaların son şeklini verdiğimizi söylemek doğru değil’’ dedi.
Sektör Tepki Verdi
Habertürk’ün kamuoyuna duyurduğu düzenlemeye konut üreticileri tepki gösterirken bankaların kredi verirken denetimi yaptığına işaret ettiler.
Borsa Halka Açılacak
"İMKB’de özelleştirme dediğimiz aslında halka arzdır" diyen Babacan, SPK yasasının içerisinde İMKB’nin de bir anonim şirket haline gelmesiyle ilgili maddeleri koymak istediklerini, daha sonra halka arzın söz konusu olacağını söyledi
Haberturk
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
afet riski,
faiz desteği,
kentsel dönüşüm,
konut kredisi başvurusu,
kredi faiz oranı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)




