bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ocak 2013 Salı
Yabancıların Gözü Türk Bankalarında
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye bankacılık sektörüne ilişkin açıklamasında, ''Yabancıların bu yıl Türk bankalarının satın alma arayışında olması büyük olasılık'' dedi.
Fitch'in yazılı açıklamasında, Türkiye ekonomisine ve bankacılık sektörüne ilişkin olarak, ''2013'te orta ölçekli Türk bankaları arasında birleşme ve satın almalar yaşanması olası. Bankacılık sektörünün sağlıklı kredi temelleri, pazar büyüklüğü, ekonominin olumlu görünümü, Türkiye'yi cazip hale getiriyor. Piyasada yeni konsolidasyonların olması olasılığı var'' ifadeleri kullanıldı.
Yabancı finans kuruluşlarının Türkiye'de orta ölçekli bankalara olan ilgisinin arttığını belirtilen açıklamada, ''Yabancıların bu yıl Türk bankalarını satın alma arayışında olması büyük olasılık. Olası birleşmeler, eğer devam ederse, alım yapacak bankaların kredi ratinginin daha yüksek olması sebebiyle, satın alınan bankaların kredi derecesinin artmasına neden olabilir'' öngörüsünde bulunuldu. Fitch açıklamasında konuya ilişkin olarak, ''Uzun vadeli operasyonlarının sürdürülebilirlikleri konusundaki belirsizlikler nedeniyle satın almalarda Türkiye'nin orta ölçekli bankaları hedeflenecektir'' denildi.
AA
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
5 Kasım 2012 Pazartesi
Rekabet Kurumu’ndan Bankalara Ceza
Rekabet Kurumu incelemeleri sonucunda 12 bankanın kredi kartları faizleri dahil, çok sayıdakredi türünde faiz oranlarını ortak hareket ederek belirledikleri kanaatine vardı.
Hürriyet’ten Erdal Sağlam’ın yazısı Milyarlarca liralık ceza kesmeye hazırlanan Rekabet Kurumu’nun elinde bankaların genel müdürleri dahil üst düzey yöneticilerinin kendi aralarında yaptıkları bazı mail yazışmalarının olduğu ileri sürüldü.
Bankacılık sektörü bilançolarını etkileyebilecek milyarlarca liralık ciddi bir ceza ile karşı karşıya. Rekabet Kurumu’nun cezaya tabi tutacağı banka sayısı 12 olmasına rağmen, faaliyetleri itibariyle sektörün neredeyse tümünü oluşturuyorlar. Ceza kapsamına giren bankalar; Akbank, Denizbank, Finansbank, HSBC Bank, ING Bank, TEB, Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Bankası. Ayrıca Garanti Bankası’nın bazı işlemleri yürüttüğü Garanti Ödeme ve Garanti Konut finansmanı şirketleri de kapsam içinde.Rekabet Kurumu incelemeleri sonucunda bu 12 bankanın kredi kartları faizleri dahil, çok sayıda kredi türünde faiz oranlarını ortak hareket ederek belirledikleri kanaatine vardı. Kurum’un açtığı soruşturmalar hızla ilerliyor. İlgili bankalardan 1. savunmaların ardından 2. savunmaların alınmasının bayram haftasında tamamlandığı, Kurum’un bu aşamada değerlendirmelerini tamamladığı belirtildi.
Bankacılar Karamsar
Rekabet Kurumu’nun soruşturmaları konusunda bilgi aldığım banka genel müdürlerini, ceza kesileceği konusunda karamsar gördüm. Bunun aslında bir niyet meselesi olduğunu ve kamunun kendilerine ceza vermek konusunda kararlı olduğunu gördüklerini söylüyorlar.Bankacıların tümünün kanaati; sektörün karlı diye lanse edildiği bu nedenle de herkesin gözünün bu karlarda olduğu yönünde. Ancak bankacılar sermayelerinin çok yüksek olduğunu bu nedenle sermeye-karlılık oranlarının düşük kaldığına dikkat çekiyor. Geçen rekabet soruşturması sonucunda promosyonlar nedeniyle sektörün ceza yediğini ancak “belli ki bunun kamu otoritesine yetmediğini” söylüyorlar. O nedenle yüklü bir para cezası geleceğine kendilerini hazırlamış gibiler.
Mailler Delil Sayıldı
Bir banka genel müdürü Rekabet Kurumu’nun elinde bankaların genel müdürleri dahil üst düzey yöneticilerinin kendi aralarında yaptıkları bazı mail yazışmalarının, kamuoyuna yapılan açıklamaların yer aldığını, buradan da yola çıkarak anlaşmalı olarak kredi faiz oranlarının belirlendiği kanaatine varıldığını söyledi.Gerçekten sadece bu konuşmalara bakıldığında, ceza verilebileceğini, buna mesnet oluşturacak ibarelerin bulunduğunu kaydeden aynı genel müdür, “Bu konuşmalar var ama herkes biliyor ki; bankacılar birbirleriyle öyle yapalım diye konuşup, sonunda dönüp birbirlerinin gözünü oyarlar. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu başka bir sektör yoktur” şeklinde konuştu.
Kart Faizleri de Var
Bu arada kredi kartları faizlerinin de soruşturma kapsamı içinde bulunduğunu kaydeden başka bir genel müdür, kredi kartlarında Merkez Bankası’nın faiz limiti olduğunu, zaten bankaların bu oran ya da çok yakınında faiz oranları belirlediklerini, bunun bile soruşturma kapsamında “anlaşarak faiz oranı belirleme” kapsamı içinde ele alındığını kaydetti.Bankanın cirosu nasıl hesaplanır?
Bankacılarla konuşmamda mümkün olduğunca ceza miktarını azaltmak için çaba gösterdiklerini de gözlemledim. Bunun için “ciro” tartışması başlamış bulunuyor. Rekabet Kurumu yetkilileri cezaların ciro üzerinden kesildiğini, kesilecek cezanın bir yıl önceki cironun yüzde 10’unu aşamayacağını söylüyor. Bu arada kartel saptaması kesinleşirse verilecek cezanın cironun yüzde 2’sinden az olamayacağı da hatırlatılıyor.Buna karşılık bankalar, Rekabet Kurumu mevzuatının normal ticaret şirketlerine göre dizayn edildiğini, halbuki bankacılıktaki cironun çok farklı olduğunu söylüyor.
Örneğin bir ceza gelmesi halinde toplam faiz gelirlerinin “ciro” olarak kabul edilmesi eğiliminin bulunduğunu ancak bankalarda diğer şirketler gibi bir mekanizma bulunmadığını yani faiz giderlerinin bunun dışında tutulması halinde çok büyük bir haksızlık yapılacağının altını çiziyorlar.Bazı bankacılar “ciro” tartışmasının neredeyse hayati bir öneme sahip hale geldiğini belirtirken, Rekabet Kurumu’nun ciro hesabı yaparken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) sektörün ciro tanımlarının nasıl yapılması gerektiği konusunda danışması gerektiği görüşündeler.
İşte O Karar
Rekabet Kurumu kararı şöyle: “2 Kasım 2011 tarihli toplantıda, bankacılık hizmetleri pazarında faaliyet gösteren Akbank T.A.Ş., Denizbank A.Ş., Finans Bank A.Ş., HSBC Bank A.Ş., ING Bank A.Ş., Türk Ekonomi Bankası A.Ş., T. Garanti Bankası A.Ş., T. Halk Bankası A.Ş., T. İş Bankası A.Ş., T. Vakıflar Bankası T.A.O., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ile Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. ile Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık A.Ş. unvanlı teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Soruşturma, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde yasaklanmış davranışların gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tespiti amacıyla yürütülmektedir.”
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
akbank,
bankacılık,
ceza,
Denizbank,
faizler,
ıng,
kart faizleri,
konut finansmanı,
kredi kartları,
krediler,
rekabet kurumu,
TEB,
vakıfbank,
yapı kredi,
ziraat bankası
17 Eylül 2012 Pazartesi
Konut Kredilerinde Yaz ve Ağır Kış Aylarında Hafifleme Olur
| Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil,'Konut kredilerinde her zaman yaz ve ağır kış aylarında hafifleme olur' dedi |
Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil’in geçen ocak ayında göreve geldikten sonraki ilk icraatı ekibiyle birlikte bir ayda 21 bin yol kat ederek 16 bin Akbanklı ile buluşmak oldu. Binbaşgil, bu deneyimi “Tüm çalışanlarımızla Kalıcı Liderlik vizyonumuzu paylaştık. Çok çabuk benimsendiğini, bankanın zaten var olan enerjisinin ve motivasyonunun daha da arttığını gördük. Bankada inanç ve enerji seviyesi çok yüksek’ sözleriyle özetledi.
Genel müdür olduktan sonra ekibim ile birlikte ilk yaptığımız iş Türkiye genelindeki 16 bin Akbanklı ile buluşmak oldu. Bir ayda 21 bin kilometre yol katettik. 6 ilde 10 toplantıyla, Akbank’ın ‘Kalıcı Liderlik’ vizyonunu şubelerimizden bölgelerimize, operasyon yetkilimizden güvenlik görevlisine, genel müdür yardımcısından müşteri ilişkileri yöneticilerimize kadar tüm çalışanlarla paylaştık. Kalıcı liderlik vizyonumuzu hep birlikte çok çabuk benimsedik. Bankanın varolan enerjisinin ve motivasyonunun daha da artması, hep birlikte Kalıcı Liderlik vizyonu etrafında kenetlenmiş olmamız hepimizi çok mutlu ve motive ediyor. Şu an bankada inanç ve enerji seviyesi çok yüksek.’
Yukarıdaki sözler, 11 yıl önce göreve başladığı Akbank’ta, 6 Ocak’tan bu yana genel müdürlük koltuğunda oturan Hakan Binbaşgil’e ait. Binbaşgil 9 aylık genel müdürlük deneyimini ilk kez Hürriyet’e anlattı.
Kolay Adapte Oldum
Söze, “2001-2002 döneminde bankacılık sektörünün en sıkıntılı olduğu dönemde Akbank’a geldim” diyerek başlayan Binbaşgil şöyle devam etti:
“İlk geldiğimde bankanın yeniden yapılandırılması amacıyla başlatılan ‘Yeni Ufuklar’ projesini yürüttüm. Hatta bu proje daha sonra Harvard Üniversitesi’nde başarı öyküsü olarak derslerde vaka çalışması oldu. Bu süreçte bankanın tüm birimlerini en ince ayrıntısına kadar inceledik, bankanın hemen hemen her alanına değdik. Akbank’ın avantajları ve daha da geliştirilebilecek yönlerini çok iyi biliyorduk. Sahayı, genel müdürlüğü, müşterilerimizin beklentilerini ve Türkiye’deki potansiyeli biliyorduk. Dolayısıyla yeni göreve adaptasyon oldukça kolay oldu benim için. Akbanklılar’dan aldığım pozitif enerji, yakınlık, pozitif duygular da bu geçişi çok kolaylaştırdı.”
Türkiye'yi Gezip Müşterilerle Buluşuyouz
Kendini çok şanslı bir genel müdür olarak gördüğünün altını çizen Binbaşgil, “Oldukça şanslıydım çünkü bankanın arkasında hem çok güçlü bir marka değeri ve sermaye yapısı var, hem de müthiş bir ekip. Zaten ilk işimiz aynı hedefe odaklanan 16 bin arkadaşımızla buluşmak oldu” şeklinde konuştu. Kendisinin bireysel bankacılık alanından geldiğini belirten Binbaşgil, şunları anlattı: “Şimdi her üç ayda bir Akbanklılar’la yine canlı video yoluyla performansımızı değerlendiriyoruz, 3 aylık performansımızı bizzat anlatıyorum. Neyi iyi yaptik, neyi daha iyi yapabiliriz bunları açık açık konuşuyoruz. Kalıcı Liderlik Akbanklıların omuzunda başarılabilecek bir konu. Nereye gittiğimizi hepimizin bilmesi gerekir. Çalışan odaklı bu anlayışımızı aynı şekilde müşterilerimize yönelik de uyguluyoruz. Sürekli sahadayız, Türkiye’yi gezip müşterilerimizle buluşuyoruz. Başarının yolu müşteriyi anlamaktan geçiyor.”
İlk 6 Ayda %1'e Yakın Pazar Payı
İlk 6 aylık dönemde Akbank’ın hemen hemen her alanda yüzde 1’e yakın pazar payı elde ettiğini vurgulayan Binbaşgil “Kredi kartı alacaklarında pazar lideri olduk. Bir yandan karlı ve sağlıklı büyümeye devam ederken bir yandan da geleceğin modern, çağdaş bankasını yaratmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda verimliliğimizi, hizmet kalitemizi artırıyor, inovasyona önem veriyor, teknoloji, insan kaynağı ve şubeleşmemize yatırım yapıyoruz. Bu yılın tamamında 70’e yakın yeni şube açmış olacağız, 120 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapacağız. Oldukça hareketli bir dönemden geçtiğimizi söyleyebilirim” diye konuştu.
Şanslı Bir Genel Müdürüm
Hakan Binbaşgil, Türk bankacılık sektörünün duayen isimlerinden Erol Sabancı ve bankacılığı iyi bilen Suzan Sabancı Dinçer’in bankanın yönetim kurulunda olmasının kendisini nasıl etkilediği yönündeki sorumuza şöyle yanıt verdi: “Bankacılık bir ekip işi. Bir genel müdürün çok iyi bir ekibe sahip olması nasıl önemli ise, kuvvetli, gerektiğinde danışabileceği deneyimli, vizyoner bir yönetim kuruluna sahip olması da en az o derece önemlidir. Akbank’ta ben her iki açıdan da kendimi çok şanslı bir genel müdür olarak görüyorum. Çünkü kalıcı liderlik yolunda yalnız değilim. Gerek yönetim kurulu, gerek biz profesyonel yönetim Türkiye’nin zaten en değerli banka markası olan Akbank’ın artan bir şekilde başarılarının devamını istiyoruz. Bankada en tepeden her bir Akbanklı’ya kadar uzanan bu tür bir fikir birliği Akbank’a sürdürülebilir başarının devamını mutlaka getirecektir.”
Başarılı Türk Şirketlerinin Yurtdışındaki Ayak İzlerini Takip Ediyoruz
Müşteri odaklı bir bankanın genel müdürü olarak sahada, şubelerde çok fazla zaman geçirdiğini kaydeden Hakan Binbaşgil şöyle devam etti: “Reel sektörde durum oldukça pozitif. Geleceğe yönelik ciddi bir inanç var, bir çok müşterimiz işini büyütmek istiyor. Yatırım yapmak istiyor. Türkiye’nin teknolojiye çok çabuk uyum sağlayan genç bir nüfusu var. Bütün bunlar çok büyük ve doğal avantajlar. Dolayısıyla bizim yurtiçine olan ilgimiz hiç azalmayacak. Bugün Türkiye bankacılık sektörünün güçlü olduğu dünyadaki 3-5 ülkeden biri. Yoğunlaşmamız burada olacak. Elbette başarılı Türk şirketlerinin yurtdışındaki ayak izlerini takip ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Bircok firmanın ana bankasıyız. Bu firmalarımız dışarı açıldıkça, dışarıdaki başarıları arttıkça Akbank olarak bu firmaları desteklemek bizim görevimiz.’’
Ölçülü Muhafazakârlık ve Modern Yenilikçilik
Bankacılıkta risk yönetiminin çok kritik bir konu olduğunu söyleyen Hakan Binbaşgil şöyle devam etti: “Bankacılıkta muhafazakarlık bir ölçüde olması gereken bir özellik aslında. Halkın birikimlerini emanet alarak kredi veriyorsunuz. Size emanet edilen birikimleri iyi korumanız gerekir. Son global krizde de biliyorsunuz riski iyi yöneten bankalar öne çıktılar. Akbank’ın yıllardır özelliği haline gelmiş, sağlam, güvenilir, istikrarlı banka imajını korumamız gerekir. Biz bu önemli özellikleri korumaya devam edeceğiz. Öte yandan kârlılık içinde büyümeye de devam edeceğiz. Muhafazakarlık hiç bir zaman çağdaş, modern, geleceğin bankasını yaratmaktan sizi alı koymamalı. Akbank’ta biz sürekli iyiye gitmek üzere radikal değişimler yapan bir yönetimiz. Türkiye gibi genç, dinamik, geleceği açık bir ülkede iddialı olmak, başarınızı sürdürmek istiyorsanız bu değişimleri yapmak zorundasınız. Kalıcı liderlik için gerektiği yerde ölçülü muhafazakarlık gerektiği yerde de değişim, yenilikçilik arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Biz de o dengeyi iyi kurduğumuza inanıyoruz.”
Merkez’in Uyguladığı Politikalar Tutarlı
Merkez Bankası’nın uyguladığı politika ları tutarlı bulduğunu kaydeden Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizim merkez bankamızın en öncelikli konusu enflasyonu kontrol altında tutmak. Eskiden merkez bankalarının uyguladığı belli politikalar vardı.
Şimdi bu volatil ortamlarda hızlı karar almak durumundalar. Bizim Merkez Bankası da oldukça hareketli ve tutarlı politikalar uyguluyor. Ekonominin gidişatına baktığınız zaman enflasyon kontrol altında tutuluyor, faizdüşme eğiliminde. Cari açıkta azalma var, kurlarda stabilite belli oranlarda sağlanmış durumda. Bir tek tasarruf açığı ve cari açık meseleleri var. Merkez Bankası’nın faiz koridorunun üst bandını yarım puan aşağı çekme yönünde bir sinyali var. Bu olursa düşüş
önce mevduatın maliyetine daha sonra da kredi faiz oranlarına yansır.”
İnşaatta Sıkıntı Yok
İnşaat sektöründeki soruya ilaveten de Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı: “Son dönemdeki daralmaya rağmen ben inşaat sektörünün uzun vadede geleceğini pozitif görüyorum. Orta ve uzun vadede Türkiye’de konut açığı var. Şu anda konut talebi sıfır demek doğru değil, geçen yıla göre azalma var. Sağlıksız bir durum yok dolayısıyla. Konut kredilerinde her zaman yaz ve ağır kış aylarında hafifleme olur.”
|
Etiketler:
bankacılık,
faiz oranları,
inşaat sektörü,
konut kredileri
20 Haziran 2012 Çarşamba
Borçluyum Borçlusun Borçlu
Etiketler:
bankacılık,
bddk,
ihtiyaç kredisi,
konut kredisi,
Kredi,
kredi kartları,
ödemeler,
taşıt kredileri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


